Müziğe can üfleyen kadın | Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
Müziğe can üfleyen kadın
Onun sanatı üflemek. Gücünü nefesinden alan ve müziğe nefesiyle hayat veren bir kadın neyzen Burcu Karadağ. Enstrümanlar içinde icra edilmesi en zor olan neye bir kadın zarafetiyle hayat veriyor. Yüksek lisans tezini de 'Ney' üzerine yazan Karadağ ile Mevlana Hazretleri'nin meşhur 'Mesnevi'sine "Dinle Neyden" diyerek başladığı ve diğer enstrümanlardan ayırdığı 'Ney' üzerine sohbet ettik. O anlattı biz dinledik.
Müziğe can üfleyen kadın
11.1.2018 tarihinde yüklenmiştir.

 

İLK KADIN NEYZEN DEĞİL AMA...
"İlk kadın neyzen" tanımlaması yapılıyor onun için. Ancak o bu tanımlamayı reddediyor. "Yanlış" diyor. Medya mensuplarını da aslında bu konuda duyarlı olmaları konusunda uyarıyor. "Bu konu hep biraz tartışmalı oldu şimdiye kadar" diyen Karadağ, 'Ney'in tarihindeki kadın neyzenlere haksızlık etmeme inceliğiyle şöyle cevap veriyor; "Ney'in bunca yıllık tarihinde elbetteki neyi eline ilk olarak alan kadın ben değilim. Devlet korolarında bu işi yaparak hayatını kazanan arkadaşlarımız var. Ama benim şimdiye kadar kendime örnek aldığım, bu alanda ismini duyurmuş, kitap ve albümü olan, uluslararası platformda çalışmalar yapan bir kadın arkadaşım olmadı. Umarız bizim öğrencilerimiz bizi örnek alırlar."
"MÜZİK CAMİASI CİDDEN ACIMASIZ"
Kadın neyzen olarak adını ilk duyuran kişi olduğuna vurgu yapan Burcu Karadağ, bu anlamda ilk olmanın zaman zaman zorluklarını yaşadığını söylüyor. Ailesinin bu konuda engellemeleriyle karşılaşmadığını ancak müzik camiasının acımasız olduğunu kaydederek; "Ailem, zaten bu durum biraz sıradışı olduğu için anlamaya çalıştılar hep. Ama müzik camiası cidden acımasız. Ne kadar başarılı olursan ol hep ikinci plandasın ya da sosyal bir üstünlüğün olması gerek ki sana saygı duysunlar" ifadelerini kullanıyor.
"ALLAH'TAN VERİLEN YETENEĞİME GÜVENDİM"
Allah tarafından verilen yeteneğine güvenerek bütün engelleri aştığını söylüyor Burcu Karadağ. "O vermişse bir bildiği vardır dedim hep" diyor. "Yurt dışına gitmeye ve ismimi daha fazla duyurmaya başlayınca bu işin biraz da Türk erkeklerine has bir durum olduğunu anladım. Kadını ezmek ve aşağılamak maalesef biraz genlerinde olan bir durum" diyen neyzen şöyle devam ediyor; "Kendimi de inanç ve azmimle terapi ettim. Allah'tan verilen yeteneğine güvenmek. 'O vermişse bir bildiği vardır' dedim. Ve hiçbir zaman yetenek ve zekasına güvenip oturan bir insan olmadım. Hep çalıştım."
CESARET DEĞİL DELİLİK
"Ney üflemek oldukça zor bir sanat. Böyle zor bir işe, bir kadın olarak sizi cesaretlendiren şey neydi?" sorusuna da "Cesaret değil de delilik diyelim" cümlesiyle yanıtlıyor Karadağ. Hayatta en sevdiği cümlenin "Yapamazsın" olduğunu söyleyen neyzen, "Benim hayatta en sevdiğim cümle "Yapamazsın" denmesi. Çünkü yaparım" diyerek inanç uğruna ne kadar inatçı olduğunu da gösteriyor adeta.
KADIN NEYZEN'İ AĞLATAN ANI
Üflediği neyle sadece sanatında değil kadınların toplumdaki yeri ve algısında da olumlu değişimlere sebep olan Burcu Karadağ, "Dünyada Türkiye'nin yerini bile bilmeyen, hayatında ney sesini hiç duymamış insanlara kültürümüzü ve Türk kadınını tanıtmış olmak benim için büyük bir gurur" diyor. "Ney sesinden aldıkları huzur ve kadın icracı görmenin şaşkınlığını yüzlerinde görünce bütün yorgunluklarımı unutuyorum" ifadelerine de yer veren Karadağ gözyaşlarını tutamadığı ve unutamadığı bir anısını da şu sözlerle aktarıyor; "Bir gün Almanya'da yaşayan bir Türk öğretmen "Bizim 30 yıldır burada anlatmaya çalıştığımız Türkiye'yi siz sahnede bir saatte varlığınız ve sanatınızla anlattınız" dedi. Bu söz üstüne ağlamıştım. Türkiye'yi ve kültürümüzü tanıtmak için sanat ve sanatçılarımız yeter de artar bile. Başka hiçbir şeye ihtiyacımız yok."
NEY'İN SIRRI AYRILIKTA
Yüksek lisans tezini 'Ney' üzerine yazan Burcu Karadağ, Mevlana Hazretleri'nin meşhur kitabı 'Mesnevi'ye neden "Dinle Neyden!" diyerek başladığına da değiniyor. "Ney sazı tasavvuftaki 7 mertebenin ardında varılan en son mertebe olan insan-ı kamil'in sembolüdür" diyen Karadağ şu ifadelere yer veriyor; "Sesindeki yakıcılık, aşk onun kamışlıktan koparılmış olmasından ileri gelir. Sır ayrılıkta. Ney sesinde enteresan bir şekilde adeta bütün evreni 'Kapsayan bir birleştiricilik ve bir bütünleyicilik' var. Mevlana'nın felsefesiyle bütünleşen bir durumdur bu."
İYİ BİR NEYZEN
NEYİNİ VAPUR BACASI GİBİ ÖTTÜRENDİR
Neyzenlerin özellikle de neye yeni başlayanların çok sık duyduğu ifadenin "İyi bir neyzen neyini Vapur bacası gibi öttürendir" ifadesi olduğuna da değiniyor Burcu Karadağ. Bu sözü ilk duyduğundaki düşüncelerini aktaran neyzen; "O zaman çocuktum ve bu ve bunun gibi benzetmeler yapardı hocamız Salih Bilgin. Çok hoşuma giderdi. Çocukların eğitiminde bu tip benzetmeler çok değerlidir. Şimdi yetişkinleri eğitmek için bu lafı söyleyince gülüyorlar ama gerçek bu. Ne kadar kuvvetli ses çıkartırsan o kadar iyi" diyor.
YA SAHNEDE YA DENİZDE ÖLMEK İSTİYOR
En sevdiği şeylerin 'Ney' ve 'Deniz' olduğunun da özellikle altını çiziyor Burcu Karadağ. "İkisinde de dinginlik ve sakinlik" var diyor. Ruhundaki duygu yoğunluğunun karşılığını denizde bulduğunun altını çizen neyzen, "Onun elimdeki tezahürü ve ifade aracı da ney" diye konuşuyor. Ney'i ve denizi hayatında o kadar önemli bir yere koymuş olacak ki; " 'Ya sahnede ya da deniz kenarında öleyim' diyorum kendi kendime" ifadelerini kullanıyor.
"SANATÇILAR DÜNYAYA GÖNDERİLMİŞ ELÇİLER"
"Sanatçıların dünyaya gönderilmiş elçiler olduğunu düşünüyorum" diyor ve sanatçıları 'Elçi' olarak nitelemesinin sebeplerini de şu sözlerle anlatıyor Neyzen; "Bu kadar savaş, ayrımcılık, şiddet, kavga olan bir dünyada birinci vazife birleştiricilik ve huzur sağlamaktır. Zaten gerçek sanatçıların hepsi bunu böyle düşünür ve bu amaca hizmet eder. Bizi kimin dinlediğini biz tayin edemeyiz. Sen zencisin dinleme, sen katilsin dinleme, sen Kürt'sün dinleme, sen Hristiyansın dinleme diyemezsin. Herkes bir şekilde dinler ve kabı kadar alır, hisseder. Alacağı mesaj onu bağlar. Dünyada hep beraber yaşamak zorundayız. Biz kimsenin yaşam tarzına yaşam süresine müdahale edemeyiz. Var olan tüm canlılara güzellikler katmak, ruhlara dokunmak, huzur ve barışı anlatmak için görevlendirilmiş insanlarız."
KONSER VEREMEDİĞİM ÇOK SALON
GİDEMEDİĞİM ÇOK ÜLKE VAR
"Hâlâ konser veremediğim çok salon, beraber çalmayı hayal ettiğim ama hâlâ çalamadığım birçok ünlü sanatçı, gidemediğim çok ülke var" diyerek içindekileri ve yapmak istediklerini paylaşıyor Karadağ ve ekliyor; "Maalesef ülkemizde ben ve benim gibi popüler olmayan, magazin olmayan, bu yüzden tanınmayan ama yaptığı işler önemli olan çok sanatçı mevcut. Ülkemizde gerçekten ne iş yaptığı belli bile olmayan ama herkesin tanıdığı içi boş ünlüler çok. Bunu hepimiz zaten biliyoruz. Ama biz bundan şikayet etmeyi değil ölümsüz işler yaptığımıza inanarak azimle yoldan yürümeyi tercih ediyoruz."
"SEVİYORSANIZ EN AZINDAN DENEYİN"
Son olarak bir enstrümanlar içinde Ney'i tercih etmek isteyenlere de seslenmeden geçmiyor Neyzen Burcu Karadağ. "Ney seviyorsanız en azından deneyin" diyen Karadağ şöyle devam ediyor; "Deneyin ve kimsenin neyi yapamayacağınıza karar vermesine izin vermeyin. Ayrıca nota öğrenirseniz işiniz daha da kolaylaşır."
NARİN DEMİRCİ

Yazarlar