OHAL Türkiye'yi uçuruma yaklaştırıyor | Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
OHAL Türkiye'yi uçuruma yaklaştırıyor
Gaziantep’te Cumhuriyet Halk Partisi, bazı STK’lar ve vatandaşlar OHAL’e karşı oturma eylemi yaptılar. Yeşilsu Meydanı’nda gerçekleştirilen eylemde konuşma yapan CHP Gaziantep İl Başkanı Hayri Sucu; “Bugün iktidar partisi ve yeni ortakları, Türkiye'yi uçuruma adım adım yaklaştıran OHAL'i bir kez daha uzatmanın peşindedir. Postallı darbelerle mücadele etme vaadiyle gelenler, gelinen noktada takım elbiseli darbeciler haline gelmiştir.” dedi.
OHAL Türkiye'yi uçuruma yaklaştırıyor
16.4.2018 tarihinde yüklenmiştir.

 

Yeşilsu Meydanı'nda gerçekleştirilen oturma eylemine CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, CHP'li Vekiller Mehmet Gökdağ ve Akif Ekici, İl Başkanı Hayri Sucu, bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile partililer katıldı. OHAL'e karşı dövizler taşıyıp, slogan atan partililer yapılan konuşmaların ardından 1 saat boyunca oturma eylemi yaptı.
HAYIR DEMEK YASAKLANDI
Eylemde konuşma yapan CHP Gaziantep İl Başkanı Hayri Sucu; “Ülkemizi tek adam rejimine dönüştürme amacıyla hazırlanan ve tarihe mühürsüz seçim olarak geçen 16 Nisan referandumunun üzerinden tam 1 yıl geçti. 15 Temmuz askeri darbe girişiminin ardından 20 Temmuz'da ilan edilen OHAL altında gidilen referandum, meşrutiyeti olmayan bir rejim değişikliğini ülkemize dayatmıştır. Sivil darbe ortamında, "Evet" demenin devletin tüm kurumlarıyla desteklendiği, “hayır” demenin ise adeta yasaklandığı bir dönem yaşanmıştır.” sözlerine yer verdi.
TÜM TOPLUMA KARŞI İŞLENEN BİR SUÇTUR
Sucu konuşmasını şu şekilde sürdürdü; “21 aydır süren OHAL ile ülkemizdeki baskı rejimi kurumsallaşmıştır. Demokrasiye ve hukuk sistemine yönelik bir saldırı halini alan OHAL rejimi, insan haklarını, irade özgürlüğünü ve her türlü protesto eylemini baskılamanın da aracı olmuştur. KHK’lar eliyle parlamento, yani halkın iradesi gasp edilmiştir. Türkiye'yi tek tipe sokmak için sivil toplum kuruluşlarına, sendikalara, meslek oda ve birliklerine yönelik operasyonların ardı arkası kesilmemiştir. AKP iktidarının muhaliflerine bir sopa olarak kullandığı OHAL, bu faşizan sınırlarını bile aşmış; sağcı solcu, muhafazakar sosyal demokrat, kimseyi ayırmadan tüm topluma karşı işlenen bir suç haline gelmiştir. OHAL ile ülkemizde hiç kimsenin can ve mal güvenliği kalmamıştır. OHAL nedir? OHAL, 10 Ekim’de katledilen çocuklarını anmak isteyen anne ve babalara sıkılan biber gazıdır. OHAL, ekmeğin peşindeki tütün üreticisine vurulan coptur. OHAL, hayatını FETÖ ile mücadeleye adamış Ahmet Şık başta olmak üzere gazetecileri zindanlara atmaktır. OHAL, işçi grevlerini ertelemek, grev çadırlarına müdahale etmektir. OHAL, işlerini geri isteyerek bedenini açlığa yatıran Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı öldürmeye ant içmiş hükümet inadıdır.”
TAKIM ELBİSELİ DARBECİLER HALİNE GELMİŞTİR
 “OHAL, seçilmiş milletvekillerini esaret altında tutmaktır.” diyen Hayri Sucu; “OHAL, hakimlerin, savcıların bir parti genel başkanı önünde iliklediği cübbelerdir. OHAL, yasamayı, yürütmeyi, yargıyı bir tek adamın iki dudağının arasına hapsetmektir. OHAL, doların 4 TL'yi, avronun 5 TL’yi aşmasıdır, Türk Lirası'nın kaybettiği değerdir. OHAL, satılan şeker fabrikası, açlık sınırı altındaki asgari ücret, artan enflasyondur. OHAL, Twitter’daki 280 karakterden, Facebook’taki “beğen” butonundan korkmaktır. OHAL, 12 Eylül cuntasına özenenlerin, askeri darbe dönemlerine rahmet okuttuğu bir düzenin adıdır. İlan ederken 1 buçuk ay bile sürmeyecek dedikleri, etkilemeyecek dedikleri OHAL, bardağı çoktan taşırmıştır. Sabır testisi kırılmış, toplumun büyük çoğunluğu OHAL rejimine artık yeter demeye başlamıştır. OHAL, dünyaca ünlü akademisyenleri FETÖ yalanıyla üniversitelerden atmaktır. OHAL, tiyatro oyunlarını yasaklamaktır. OHAL, tüm muhaliflerini “terörist” ilan edebilme cüretidir. OHAL, Ankara Kızılay'da İnsan Hakları Anıtı'nı gözaltına almaktır. OHAL, madende oğlu 4 yıldır yatan anaya, artık yürüyemezsin yasak artık, demektir. OHAL, on binlerce taşeron işçiyi haksızlıkla kadro dışı bırakmaktır. OHAL, on binlerce taşeron işçiyi haksızlıkla kadro dışı bırakmaktır. OHAL, Boğaziçi Üniversitesi'ndeki öğrencilere "okuma hakkı” vermediğini deklare edebilmek ve öğrencileri cezaevine attırmaktır. OHAL, milli iradeyi yok sayarak, belediye başkanların görevden uzaklaştırmak, belediyelere kayyım atamaktır. OHAL, laik eğitim bildirisi dağıtmak isteyen öğrencinin gözaltına alınması, 16 Nisan referandumunda "hayır” propagandası yapan vatandaşın kolunun kırılmasıdır. Bugün iktidar partisi ve yeni ortakları, Türkiye'yi uçuruma adım adım yaklaştıran OHAL'i bir kez daha uzatmanın peşindedir. Postallı darbelerle mücadele etme vaadiyle gelenler, gelinen noktada takım elbiseli darbeciler haline gelmiştir.” ifadelerini kaydetti.
ANKARA'DAKİ SARAYLILARI UYARIYORUZ
CHP’nin talebinin kesin olduğuna vurgu yapan Sucu şu şekilde konuştu; “Halkın iradesine karşı işlenen bir suç haline gelen OHAL rejimine derhal son verilmelidir. Hukukun askıya alındığı, parlamentonun yok sayıldığı, milli iradenin tanınmadığı, milletvekillerinin rehin alındığı faşizm düzeni ortadan kalkmalıdır. Sivil toplum örgütlerine, sendikalara, meslek odalarına ve birliklerine yönelik iktidar gücü ile açılan savaş son bulmalıdır. Sivil darbe ile tek koltukta birleştirilen yasama, yürütme ve yargı erkleri, yeniden, çağdaş demokrasilerde olduğu gibi kendi koltuklarına geçmelidir. Sadece bu meydandan değil, Türkiye'nin 81 ilindeki meydanlardan Ankara'daki Saraylıları uyarıyoruz. Bizler OHAL değil demokrasi istiyoruz.”
HER TÜRLÜ YASAL EYLEMİN ENGELLENİYOR
Cumhuriyet Halk Partisi’nin; 81 ilde OHAL’e karşı çıkan farklı siyasi partililerle, sendikalarla, örgütlerle ve mağdur insanlarla birlikte alanlarda haykırdığını kaydeden CHP Genel Başkan Yardımcısı ve CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba; “OHAL, bağımsız mahkemenin yok edildiği, Türkiye’de can ve mal güvenliğinin kalmadığı bir rejimin adıdır, diyoruz. 20 Temmuz’da başlayan sivil darbe süreci maalesef herkesi etkilemeye devam ediyor. OHAL, sorgusuz sualsiz insanların işinden atılmasıdır, taşeronlara kadro verilmemesidir, Adıyaman Doğan şehri tütün üreticisine sıkılan biber gazıdır, Yeşil Yol’da, yol açılmasına karşı çıkan teyzenin engellenmesidir, her türlü yasal eylemin engellenmesidir. OHAL, Türkiye’de hukukun askıya alındığı güçler ayrılığın adıdır. Demokrasiyi savunanlar, barışı ve özgürlüğü savunanlar tek adamlığa karşı hep birlikte OHAL’e ‘hayır’ demek için bugün buradayız, 81 ilde meydanlardayız.” sözlerine yer verdi.
HEP BİRLİKTE MÜCADELE DEVAM EDECEK
Eli silahlı FETÖ darbecilerin yapamadığını, OHAL’le birlikte Kanun Hükmünde Kararnamelerle yapıldığını söyleyen Ağbaba; “Düşünün ki, eğer 15 Temmuz başarılı olsaydı bilin ki yapacakları ilk iş meclisin yetkililerini askıya almaktı. Sivil darbecilerin 20 Temmuz’da yapmış olduğu şeyle aynıdır. Birlerinin silahla yapamadığını Kanun Hükmü Kararname’yle yapılmış, meclisin yetkileri askıya alınmıştır. Biz Mustafa Kemal’in kurduğu mecliste, meclisin yetkilerini alıncaya kadar mücadeleyi sürdüreceğiz. Hep birlikte tekrar Türkiye’nin demokrasi adımı atması için, tekrar yargının bağımsız olması için, tekrar insanların özgürce düşündüğü ve özgürce bir Türkiye için, sağcı solcu hep birlikte Türkiye Cumhuriyetine inanan herkesle bu mücadele sürecek. OHAL rejimi son buluncaya kadar başta Antep olmak üzere illerdeki ve meclisteki mücadelemiz devam edecek.” diye konuştu.HÜSEYİN AKÇAAY

Yazarlar