Mucize gibi! | Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
Mucize gibi!
Doğuştan gelen kalıtsal bir hastalık nedeniyle ileri derecede hem görme kaybı olan ve tamamen kör olur diye ameliyat edilemeyen Cevat Örs (21), Özel Göznuru Göz Hastanesi’nde kendi kanından alınan trombositleri gözüne enjekte edilmesi sonucunda geçirdiği başarılı operasyon sonrası artık sadece ışığı değil, bütün renkleri ayırt edebiliyor.
Mucize gibi!
17.5.2018 tarihinde yüklenmiştir.

 

HAYATI DEĞİŞTİ
“Usher Sendromu” adı verilen ve doğumsal işitme ve görme kayıplarının en önemli sebeplerinden gösterilen hastalık nedeniyle, bebekliğinden bu yana sadece ışığı algılayabilen ve sesleri hiç duyamayan sadece işaret diliyle iletişim kurabilen Cevat’ın hayatı, Özel Göznuru Göz Hastanesi’nde geçirdiği başarılı göz operasyonuyla tamamen değişti.
GİTTİĞİ DOKTORLAR HEP GÖZLÜK VERMİŞ
Cevat Örs, çocukluğundan bu yana çeşitli dönemlerde doktorların kendisine gözlük verdiğini ancak hiçbirinin kendisinde görme yetisi sağlamadığını anlattı. Daha önce oğlunun defalarca gittiği doktorların ameliyat edilse bile tamamen kör olma ihtimali bulunduğunu söylediklerini ifade eden anne Songül Örs, çok az miktarda algıladığı “ışığın” da tamamen yok olmasını göze alamadığımız için ameliyat masasına yatmayı kabul etmedik.
DÜNYAYA YENİDEN GELMİŞ GİBİYİM
Daha sonra ailesinin yaptığı araştırmalarla Özel Göznuru Göz Hastanesi’ne gelerek tedavi olan Cevat Örs, “Şimdi yeniden dünyaya gelmiş gibi oldum. Renkleri, her şeyi daha yeni keşfettim” dedi.
BU TEDAVİ HASTAYA HERHANGİ BİR ZARAR VERMEMEKTEDİR
Göz Doktoru Operatör Cem Öztürkmen, ise Cevat’ın kendilerine başvurduğunda, iki gözünde de ileri derecede görme kaybı, kulaklarında işitme kaybı bulunduğunu ifade etti. Bu tip hastalıkların genellikle genetik ve doğuştan olduğunu söyleyen Öztürkmen, “Hastamız bize başvurduğunda ‘Usher Sendromu’ mevcuttu. Hastanın sağ gözünde 2 metre sol gözünde 10.3 görme bozukluğu vardı. Günümüzde son dönemler kök hücre tedavileri denenmeye başlanmıştır. Bizde hastamıza PRP dediğimiz kendi kanından aldığımız trombositleri zenginleştirerek gözün arka kısmına enjeksiyon uyguladık. Her iki göze toplamda 3’er kez bu uygulamayı gerçekleştirdik. Bu uyguladığımız tedavi sonrasında hastamızın görme yetisi arttı. Algısı daha iyi. Ailenin de memnun olduğunu gördük. PRP tedavisi yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Bu tedavi hastaya herhangi bir zarar vermemektedir fakat başarı şansı çok yüksek değil. Yüzde 10 ile 20 arasında görme yetisini sabitleyebilmekte ve durdurabilmektedir. Bu uygulamada Özel Göznuru Göz Hastanesi’nde uygulanmaktadır” dedi.
HÜSEYİN AKÇAAY

Yazarlar