'MEDYA BÜYÜK GÜNAH iŞLiYOR' | Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
'MEDYA BÜYÜK GÜNAH iŞLiYOR'
10 yaşında aldı ud’u kucağına. Ne bir hocası öğretti ud çalmayı ne de babası. Kendi kendine çalmayı öğrendiği enstrüman onu bir virtüöz yaptı. Ve Coşkun Sabah, hocası olmadan ud virtüözü oldu. Bu özelliğiyle de 7’den 77’ye herkese örnek oldu. Başarının azim ve aşkta gizli olduğunu ispatladı herkese. Ancak gerçek sanatçılara sahip çıkılmadığından dert yanan ud virtüözü Sabah, “Ekranlarda her şey tamamen gençlere yönelik oldu. Medya yıllardır çok büyük günah işliyor” dedi.
'MEDYA BÜYÜK GÜNAH iŞLiYOR'
20.4.2017 tarihinde yüklenmiştir.

 

10 yaşında aldı ud’u kucağına. Ne bir hocası öğretti ud çalmayı ne de babası. Kendi kendine çalmayı öğrendiği enstrüman onu bir virtüöz yaptı. Ve Coşkun Sabah, hocası olmadan ud virtüözü oldu. Bu özelliğiyle de 7’den 77’ye herkese örnek oldu. Başarının azim ve aşkta gizli olduğunu ispatladı herkese. Ancak gerçek sanatçılara sahip çıkılmadığından dert yanan ud virtüözü Sabah, “Ekranlarda her şey tamamen gençlere yönelik oldu. Medya yıllardır çok büyük günah işliyor” dedi.

“MEDYA TAMAMEN GENÇLERiN ÜZERiNE YOĞUNLAŞTI”

 

Sanatçıların medya tarafından yok sayıldığını da söylemeden geçmeyen Sabah, ekranlarda her şeyin gençlere yönelik olduğunu ve sanat algılarının değiştirildiğinin altını çiziyor. “Ekranlarda her şey tamamen gençlere yönelik oldu. 13-15-18 yaşındaki bir gencin dimağı, beyin gücü, kültür seviyesi sanatsal bir eseri yorumlayacak kapasitede olamaz. Onlar kolayına kaçarlar. Türkiye’de genç nüfus fazla olduğu için medya tamamen gençlerin üstünde yoğunlaştı” diyen sanatçı, “Medya yıllardır çok büyük günah işliyor” cümlesiyle gazetecilere de bu noktada mesajlar veriyor.

“UD BANA 

BABAMDAN MiRAS”

 

Coşkun Sabah için ud diğer enstrümanlardan çok farklı. Ud’a ‘Aşk’ gözüyle bakıyor ve bu aşkın aileden geldiğini söylüyor ünlü sanatçı. Bu serüveninin henüz 12 yaşındayken Diyarbakır’dan başlayıp İstanbul’da devam ettiğini ifade eden sanatçı, “Babam amatör ud çalardı. 40’lı 50’li yıllarda ‘Çalgıcı’ derlerdi. Diyarbakır’da başlayan ve İstanbul’da devam eden bir serüven bu. 12 yaşındayken ailecek İstanbul’a göç ettik. Ud bana babadan, aileden gelen bir miras” diye konuşuyor.

“HOCAM OLMADAN 

ViRTÜÖZ OLDUM”

 

Babasının amatör ud çaldığını söylediğinde, ‘Ud virtüöz’lüğüne giden yolda babasının kendisine hocalık yapıp yapmadığını merak ediyoruz ünlü sanatçının. Ama o “Ud bana Tanrı’nın verdiği bir kabiliyet” diyerek başarısının sırrını şöyle açıklıyor: “Bir enstrümanı en üst seviyede çalanlara virtüöz denir. Annemden bu kabiliyetle doğduğum için Tanrı’ma şükrediyorum. Ve aldığım bütün iltifatları yüce Tanrı’ya atfediyorum. Çünkü ud O’nun (cc) bana bahşettiği bir kabiliyettir. Benim üzerine koyduğum bir şey yoktur. Çünkü 10 yaşında udu kucağıma aldığımda çaldım. Benim hocam da yok. Babam da hiç öğretmedi. Hocalık yapmadı bana. Takdir-i ilahi. Hocam olmadan virtüöz oldum.”

 

“BiR ÇIĞIRIN BAŞLANGICIYIZ”

 

Kendi tarzını kendisi oluşturan sanatçı, “Mesleğe başladığımda böyle bir tarz yoktu” diyor. Ud hikayesini anlatırken “Ferdi Özbeğen’in piyanoyla yaptığı işi ben ud ile yaparım dedim” diyerek bir buluş gerçekleştirdiğini söyleyen Sabah, bu fikri ortaya ilk attığında herkesin garipsediğini ve güldüğünü dile getiriyor. “Herkes garipsedi ve güldü. Ama ben ‘Yapacağım’ dedim ve bir tarz oldu” diyen sanatçı, “Biz yaptıktan sonra arkamızdan o kadar çok udcu çıktı ki. Sinan Özen, Metin Şentürk, Ayhan Aşan... Ama biz bir çığırın başlangıcıyız” ifadelerine yer veriyor. 

 

“ŞiiRE MÜZiK RUHU ÜFLÜYORUZ” 

 

Şarkıların müzik ve şiirin bütünlüğünden oluştuğunu belirten Coşkun Sabah, usta şair Ahmet Selçuk İlkan’ın da ‘Hatıram Olsun’, ‘Tahta Masa’ ve ‘Anılar’ gibi şiirlerini bestelediğini kaydediyor. “Bu kabiliyet paylaşımıdır” diyen sanatçı, şöyle devam ediyor: “Şarkılar birliktelikle doğuyor. Ahmet Selçuk İlkan yazar ben de müziğini yaparım. Biz şiiri müzikliyoruz. Şiire müzik ruhu üflüyoruz.” 

  

“COŞKUN SABAH’IN HAYATINDAKi TEK ISMARLAMA ŞARKI”

 

Bir şair ve müzisyende zaman ve mekan kavramının olmadığına da işaret ediyor usta sanatçı. “Şiirde ve müzikte ‘Yarın güzel bir şiir yazayım, şarkı yapayım’ diye bir şey yok. 

Ismarlama olunca duygu veremiyorsun” diyen Sabah, hayatında ilk ve son defa ısmarlama şarkı yaptığını da söylemeden geçmiyor. 

Ünlü film yapımcısı Türker İnanoğlu’nun isteği üzerine yaptığı ısmarlama şarkının ‘İşte Bu bizim Hikayemiz’ şarkısı olduğunu açıklayan sanatçı şaşırtıyor bizi. “Ismarlama olunca duygu olmaz diyorsunuz ama bu parça dillere destan oldu. Bu nasıl oldu?” diye sorduğumuzda ise gülerek “Demek ki iyi bir zamanımıza denk gelmiş” diye yanıt veriyor. 

“Hayatımın tek ısmarlama şarkısı” dediği ‘İşte Bu Bizim Hikayemiz’i yaptığına hiç pişman olmadığını da sözlerine ekleyen Sabah, “Ondan başka da yapmadım. Ama yaptığıma pişman olmadım. Şarkı çok tuttu. Ismarlama olmasına rağmen çok güzel bir şarkı oldu” diyor.

 

“MEDYA 45 YAŞ ÜSTÜNÜ NEREDEYSE VATANDAŞ YERiNE KOYMUYOR”

 

Şarkıcılar ile sanatçıları keskin çizgiyle ayırmak gerektiğini vurgulayan Sabah, gençlerin sanat frekansında olmadığını söyleyerek, şu ifadeleri kullanıyor: “Gençlere hitap eden Murat Boz, Demet Akalın, Emre Aydın ve Tan gibi şarkıcılar gençlerin müzik dünyasına göre şarkı yapıyor ki tutsun. Sonuçta sanat yapmıyorlar. Sanatı biz yapıyoruz. Bu bir frekans meselesi. Gençler de bizim sanat frekansımızda değiller. Türk genci, Türk müzik ustasının frekansında değil. Türk gencinin frekansı bizim frekansımızı tutmuyor. Sanat frekansını algılayamıyor. 

Sanat frekansını Türkiye’de 40-45 yaş üstü algılıyor. Ama medya o kitlenin müziğini yayınlamıyor. Neredeyse vatandaş yerine koymuyor. Her şey gençler için. Biliyoruz ve anlıyoruz gençler bizim yarınlarımız ama bu yapılırken de müzik adamları öldürülüyor.”

 

“DEVLETiN BiZi KORUMA ALTINA ALMASI LAZIM”

 

Türkiye’de gerçek müzik insanının bir elin beş parmağını geçmediğini kaydeden Coşkun Sabah, Kayahan’ın hayatının son 15 yılında müzik diye çırpındığını söylüyor. Kayahan’ın “Ben sadece albüm yaptığım zaman gazeteci beni arıyor. Albüm yapmasam ne arayan var ne soran” dediğini aktaran Sabah, medyaya ve devlete serzenişte bulunarak, şöyle devam ediyor: “Böyle olmamalı. Sanata ve müzik adamlarına sahip çıkılmalı. Müzik adamı Türkiye’de beş parmağı geçmez. Selami Şahin, Fatih Erkoç, Coşkun Sabah ve Taşkın Sabah’ı sayabilirim. Başka aklıma gelmiyor. Medyanın bizi baş tacı yapması lazım. Biz müzik inşaatçısıyız. Müzik müteahhidiyiz. Bize değer verilmiyor. Bizi medyanın hatta ve hatta devletin koruma altına alması lazım. Şu anda Türkiye’de müzikte kaos ortamı var. Bir kaostur gidiyor. Sanattan uzak bir ortam yaşıyoruz. Gücümüz yettiğince buna karşı koymaya çalışıyoruz. Bir yerde kahramanlık yapıyoruz. Bizim işimizi gören bir müzik adamı şu anda yok. Batı bölümünde Kayahan vardı. Hiç unutmuyorum hep anarım. Çok büyük besteci. O şarkıları yapan genç bir Kayahan var mı şimdi? Yok. Selami Şahin ‘Sen Mevsimler Gibisin’ şarkısını 17 yaşında bestelemiş. Ben ‘Baharı Bekleyen Kumrular Gibi’ şarkısını 23 yaşında besteledim. Müziği yaşatmak istiyorsak önce bu değerlere sahip çıkmalıyız.” 

NARİN DEMİRCİ 

Yazarlar