Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
EBEVEYN TEPKİLERİNİN EVRELERİ
20.4.2017
Duygu Annaç


Normalden farklı bir çocuğa sahip olmak,ebeveynleri birbirinden farklı şekilde etkileyebilir.Farklı yetersizlikleri olan çocuklara karşı ebeveynlerin davranışları aynı olmamasına rağmen benzerdir.Ebeveynlerin tepkileri,tepkilerin çeşitlerinden çok,derecelerinde farklılaşmaktadır.Ebeveynlerin davranışlarının anlaşılır ve normal,duygularının evrensel olduğunu anlamak gereksinimindedirler.

 Ebeveynlerin değişen sıralarla,her evrede farklı zaman ve enerji harcayarak birçok kez çeşitli evrelerden geçebilirler.Bazı evreleri hiç yaşamayabilirler.Ebeveynlerin duygusal tepkilerini,mutlak evreler içinde sınıflamak uygun olmayabilir.Çünkü insan davranışı her zaman bilimsel bir model izlemeyebilir.

 

Şok-İnkar-Acı-Depresyon

 

Yetersizlikten etkilenmiş çocukların ebeveynlerinin çoğu ilk başta çaresizlik ve aşırı ağlamayla kendini gösteren mantıksız bir davranış süreci ve kuvvetli bir şok yaşayabilirler.Bazı ebeveynler çocuğun yetersizlikten etkilendiği gerçeğinden kaçmaya çalışır ve bu durumu görmezden gelebilirler.Savunmaya yönelik bir tavır olan inkar, “Bizim çocuğumuz ne olacak ?” sorusuna ve çocuğun  yetersizlikten etkilenmiş olmasının getirdiği ek sorumluluklarla baş etmeyle ilgili bilinmeyenden korkma nedeniyle gösteriliyor olabilir.Yetersizlik gerçeğinin reddedilmesi,ilerleyen yıllarda farklı şekilde görünmeye başlanabilir.Bazı ebeveynler,çocuklarının yeteneği düzeyinde performans göstermediğine inanırlar (o,sadece tembel..).Bu yüzden çocuklarına gereksiz baskıda bulunurlar.Bazı ebeveynler ise çocuklarının olduğundan çok daha kötü durumda olduğuna inanırlar ve bu yüzden eğitimine yönelik hiçbir çaba içine girmeyebilirler.İnkar,bir ebeveynin bir ömür boyu sürecek olan duygusal ve maddi sorumluluğunu önceden  anlamasının bir sonucu olarak da görülebilir.Ebeveynler,çocuğu bir kuruma yerleştirebilir ve böyle bir çocukları  olduğunu unutabilirler ya da ebeveynlerden biri,genelliklede baba evi terk edebilir.İnkarın anlaşılması daha güç bir şeklide,çocuğun duygusal gereksinimleri ihmal edilirken,fiziksel gereksinimlerinin karşılanmasıdır.

 

Çelişki-Kızgınlık-Suçluluk Duygusu-Utanç

 

Yetersizliği olan çocuk,çoğunlukla ebeveynlerce çocuklarına karşı yaşanan sevgi ve kızgınlık duygularının  şiddetini artırır.Bazı ebeveynler,zaman zaman çocuğunu ölümünü bile isteyebilirler.Kızgınlık iki şekilde kendini gösterebilir.Birinci tipi “Niçin Ben?” sorusuyla ifade edilir.İkinci tipi ise ait olduğu kaynaktan başkasına yönelerek yer değiştirendir.Yaşamlarını altüst ettiği için çocuklarına kızgınlık gösteren ebeveynler,bu kızgınlıklarını eş veya diğer çocuklarına yöneltebilirler.

Suçluluk duygusu yetersizliği olan çocuk ebeveynlerinin üstesinden gelmede en fazla zorlandıkları duygudur.Ebeveynler,çocuklarının özürlü olmasına neden  olduklarına ya da geçmişteki hataları için cezalandırıldıklarına inanabilirler.Suçluluk duygusu ,”keşke” düşüncesine bağlıdır.”Keşke sigarayı bıraksaydım”,”Keşke ona daha çok yardım etseydim” gibi.Ebeveynlerin,suçluluk duygularının nedeninin özür durumu olduğunu anlamaları için rehberliğe gereksinimleri olacaktır.Çoğu ebeveynler,çocuklarının başarılarından gurur duyarlar.Yetersizliği olan çocuk ebeveynleri ise sosyal reddi,acınmayı ve diğer kişilerin  çocuklarıyla alay  etmesini beklemeyi öğrenirler.Bazı ebeveynlerin çocuğunun davranışlarından duyduğu utanç,çocuğuyla  evden çıkamayacak kadar büyük olabilir.

 

Pazarlık etme-kabul ve uyum

 

Çok seyrek görülen pazarlık etme evresi,ebeveynlerin çocuklarını normal hale getirmesi için tanrı,bilim adamları ya da başka herhangi biriyle pazarlık etmesidir.

“Sen benim çocuğumu iyileştirirsen,kendimi dine adayacağım.”

Kabul,ebeveynlerin ulaşmak için en çok çaba gösterdikleri bir amaçtır.Kabul aktif,sürekli,sorunları anlamak ve çözmek için bilinçli çaba gerektiren bir durumdur.Ancak,önceki olumsuz duygular hiçbir zaman tamamıyla ortadan kalkmaz.Ebeveynler bu duygularının üstesinden gelerek gelişir ve  kendileri ve çocuklarını kuvvetli ve zayıf yanlarıyla kabul etmeyi öğrenirler.

Uyum,birdenbire başlayan ve bir noktada biten bir evre değildir.Uyum,amaçların ve isteklerin yeniden sıraya sokulmasını ve zaman zaman değişiklik yapmayı gerektirir.Bireyin kişilik özellikleri ve tutumlarından etkilenen ve yaşam boyu süren bir süreçtir.

 

Gelecek haftaki yazımda görüşmek dileğiyle…

 
Yazarlar