Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
TRAVMATİK BEYİN HASARI
12.5.2017
Duygu Annaç


Çocuklarda travmatik beyin hasarı trafik kazaları, düşmeler, menenjit gibi hastalıklar, fiziksel suistimal,  kurşun yarası vb. gibi pek çok nedene bağlı olarak oluşabilir. Bu hasarın ortaya çıkardığı belirtiler ve iyileşme beklentileri çok değişkendir. Çocuğun travma esnasındaki yaşı, beyinde kazanın sebep olduğu hasarın yeri ve kapsamı, çocuğun hasar öncesi ve sonrası zihinsel durumu zihinsel değişkenliğin nedenleri arasında sayılabilir.

Travmatik beyin hasarı sonucu konuşma, işitme, görme sorunları, felç, koordinasyon  bozuklukları gibi fiziksel sorunlar,algılama,dil,dikkat,bellek,muhakeme,soyutlama,genelleme gibi zihinsel sorunlar, yorgunluk, kaygı, depresyon, kontrol eksikliği gibi davranışsal ve ruhsal sorunlarda görülebilir.

Hafif travmalardan sonra bile dil sorunları görülebilmektedir. Kullanım özellikle söylem, sözcük bulma, mecazi kullanım ile ilgili sorunlar başı çekmekte ,anca somut sözcükler, temel sözdizimi ve biçim bilgisi gibi dilsel yapılar daha az etkilenmektedir.

Yetişkinlikteki beyin hasarı hakkında bilinenler çocuklukta olanları açıklamamaktadır. Çocuk beyninde fonksiyonlar yerleşmemiş (lateralite), ve esneklik kaybolmamıştır. Zarar gören bir beyin bölgesinin işlevini beynin başka bölgeleri üstelebilmektedir. Dolayısıyla travma ne kadar erken yaşta olursa ,iyileşme o kadar fazla gerçekleşmekte, çocuk kaybettiği fonksiyonları tekrar kazanabilmektedir. İlerleyen yaş, kalıcı olma riskini arttırmaktadır. 

Öğretmenlere öneriler;

Nörojenik bozuklukları olan çocuklar öğretmenin önüne çok yönlü semptomlarla gelebilirler. Zararın beynin neresinde olduğuna göre semptomlar değişecektir. Bunlar fiziksel engel, dil sorunları, konuşma sorunları, zihinsel sorunla olarak kendini gösterebilir. Aynı çocukta bunların birden fazlası bir arada olabilir.

Nörojenik engelli çocuklardaki dil sorunları ve zihinsel sorunlara dil ve zihinsel engeli bulunan diğer çocuklarda olduğu gibi yaklaşmak gerekir.

Beyin travması geçirmiş çocuklarda, unutulmamalı ki , duygusal sorunlarda görülebilir. Çabuk kızıp çabuk heyecanlanacak, üzülecek, sık sık ruh halleri değişecektir. Öğretmenin bu durumun üzerine gitmemesi, onları aşırı tepki verecekleri durumlarla karşı karşıya bırakmamaya özen göstermesi uygun olur.

Son olarak bu çocuklarda öğrenme güçlükleri de görülebileceğinden, küçük sınıflarda bulunmaya, kişisel destek almaya, yoğun ve bol tekrara dayalı öğretim tarzına, öğretimde uyarlamalara ve bol zamana gereksinimleri olacaktır.

 

Gelecke haftaki köşe yazımda görüşme üzere…

 
Yazarlar