Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
“BAYRAM” SÖZÜ ÜZERİNE
23.6.2017
Nevin Balta


Eski Türk inanışlarında tıpkı çok Tanrılı veya tek Tanrılı dinlerde görüldüğü gibi inanılanla ina- nan arasında bağ kuran her şey kutsal kabul edilmiştir. Tören, bayram, yağmur duası, bağ bo- zumu vb. kutsama günleri in- sanoğluna bu nimetleri verenin kutsandığı, ondan yararlanan veya medet uman insanın da bunları kutsallaştırdığı günlerdir.

Türkler, İslamiyetten önce de belirli günlerde kutlamalar yapmaktaydılar. İslamiyetten önce yaptıkları bu kutlamala- ra ve şölenlere toy adı verirlerdi. Türkçenin ilk sözlüğü Divanü Lûgat-it-Türk’te toy sözü, “düğün, kalabalık” anlamındadır. (Cilt III, s. 141-20) Göktürkler beşin- ci ayın ikinci yarısında topluca kurban kesip, karşılaşmalar dü- zenleyerek ibadet etmekteydiler. Hunların da beşinci ayda toplan- dığı ve kurban kestiğini çeşitli kaynaklar belirtmektedir. Gök- türkler, Gök Tanrı inancı içinde yaptıkları ayinlere günümüzdeki anlamı ile bayram adını verme- mişti. Kırım Türkçesinde tuy, Uygur ve Kazak Türkçesinde toy düğün ve şölenler için kullanılan sözlerdir.

Müslümanların Hicretin ikinci yılından itibaren îdü’l-fıtr (Rama- zan) ve îdü’l-adhâ (Kurban) adı altında iki bayram kutladıkları bilinmektedir. Müslüman Türk- lerin de zaman içinde diline yerleşen bayram sözünün aslı Farsça “bayram, sevinç ve eğlen- ce günü” anlamındaki behrem sözüdür.

Arapçadaki “bayram” anlamın- daki ıyd yerine, Farsça bedhrem’in dilimize geçtiği ve dilimizde bi- çim değiştirdiği görülmektedir. Türkçe Sözlük’te bayram “1. Millî ve dinî bakımdan önemli olan ve kutlanan gün veya günler. 2. Özel olarak kutlanan gün. 3. Se- vinç, neşe” anlamlarını taşımak- tadır.

İslamiyetten önce Türklerin kut- lamalarının çoğunun bayram havasında geçtiği gibi günü- müz Türk dünyasında da dinî bayramlar İslam dini kuralları içinde kutlanmaktadır. İslam di- ninde bayramlar; Arabi aylardan Şevval ayının birinci günü Ra- mazan bayramı, Zilhicce ayının onuncu günü Kurban bayramı- dır. Ramazan bayramı, üç gün, Kurban bayramı ise dört gündür. Müslümanlar bayram günlerine ayrı bir önem verirler. Bayramlar, günahların affedildiği, birlik ve beraberlik duygularının pekişti- rildiği, yoksulların ve yetimlerin sevindirildiği, dargınların ba- rıştığı, dost ve akrabanın ziyaret edildiği, temiz ve güzel giysilerin giyildiği günlerin adıdır.

Bayramların en gösterişli kutlan- dığı dönemler, Osmanlı İmpa- ratorlu dönemiydi. Bayramların şatafatlı bir biçimde kutlanmaya başlandığı Fatih Sultan Mehmet döneminde kutlamalar protokol içinde yapılmaktaydı. Osmanlı Dönemindeki bayram alayları, hükümdarların bayram namazı

için camiye gidiş ve oradan Sa- raya dönüşü, Sarayda da devlet büyüklerini kabul ediş törenleri şairlerin “îdıyye” denilen ve tarih düşülen kasideler yazmalarına neden olmuştur.

Günümüz Türkiye’sinde dinî bayramların yanı sıra resmî bay- ram olarak Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Cumhuri- yet Bayramı, Zafer Bayramı ve Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlanmaktadır.

Kardeş Türk Lehçelerinde; Azer- baycan Türkçesi-Bayram, Baş- kurt Türkçesi-Bayram, Kazak Türkçesi-Meyram, Kırgız Türk- çesi-Maryam, Özbek Türkçesi- Bäyräm, Tatar Türkçesi Bäyräm, Türkmen Türkçesi-Bayram, Uy- gur Türkçesi-Bayram biçimde- dir.

Deyimlerimizde bayram Bayram havası: Çok sevinçli, çok neşeli bir ortam.
Bayramlık ağzını açmak: Çok kaba sözler söylemek. Bayramlık ağzını açtırmak: (bi- rinin) Çok kaba sözler söyleme- sine, sövmesine yol açmak. Bayram etmek: Pek, çok sevin- mek.
Bayramlık ağız: Küfür.
Bayram yapmak: Pek, çok se- vinmek.
Bayram gelmiş neyime: Fakir- lik, borç veya iş yoğunluğu gibi bir nedenden dolayı bayramın gelmesinin önemli olmadığını anlatır.
Düğün bayram etmek: Pek, çok sevinmek.
Bayram koçu gibi: Gösterişli ve zevksiz bir biçimde süslenmiş olan.

Atasözlerimizde bayram Bayram haftasını mangal tah- tası anlamak: Sözü, konu ile hiçbir ilgisi olmayacak biçimde anlamak anlamındadır. Bayramda borç ödeyene ra- mazan kısa (ağır) gelir: “Vadesi yaklaşan bir borcu ödemek zo- runda olan kimseye günler çok çabuk geçer” anlamında kullanı- lan bir atasözü. Çünkü insan, güç işlerin yapılmasını ertelemek ve uzak zamanlara atmak ister. Arife günü yalan söyleyenin, bayram günü yüzü kara çıkar: Yalanın çabuk ortaya çıkacağını anlatır.
Bayram geçtikten sonra getir- diğin kınayı kıçına yak: “Çok gerekli olduğu zamanda esirge- diğin yardımı artık istemiyorum, başına çal” anlamında söylenir. Bayramdan sonra bayramın mübarek olsun: Yapılması gere- ken bir inceliğin, bir teşekkürün geciktiğini anlatmak için söyle- nir.
Yörük ne bilir bayramı lak lak içer ayranı: Kabalığı elden hiçbir zaman bırakmayan insanlar için söylenir.
Deliye her gün bayram: 1. Bazı insanların devamlı mutluluk içinde olduğunu anlatır. 2. Kimi insanların umursamaz şekilde yaşadığını anlatır.
El ile gelen düğün bayramdır: Acı bir olayın bile kalabalıkta unutulabileceğini anlatır. 

 
Yazarlar