Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
IRKÇI SİYONİZM
4.8.2017
Feride Beyaz


Yahudilik bir din mi yoksa etnik bir grubu
mu sembolize ediyor? Derin bir soru. Temelde köklü bir din olan yahudilik zaman içinde bozulmalar gördüğü gibi çoğu kez dini kimliğini yitirip yalnızca siyasi amaçlar güden bir
inanış haline geldi. 19.
yy da artan milliyetçilik akımı Almanya’daki
Nazi dikdatörlüğü yahudilerinde ilgisini çekmiş ve öncesinde bulunduğu her ülkeyi benimseyen Yahudiler yeni topraklar aramaya
ve bir Yahudi devleti kurmaya karar vermişlerdi. Kimin
aklına gelirdi dünyanın farklı yerlerindeki tüm yahudileri bir araya toplamak? Bu ancak liderlik arzusuyla yanıp tutuşan, hatta fitilini Avrupa’nın bizzat ateşlediği Theodor Herzl’dan başkası değildi. Herzl gözünü o zamanda Osmanlı sınırları içerisinde bulunan Filistine dikmişti. Osmanlı yahudilerin yerleşmesi içi Mezapotamya’yı İngiltere ise Uganda’yı öneriyordu fakat karar kesindi vadedilmiş topraklar...

Ortada iki ayrı proje vardı dini Siyonizm ve siyasi Siyonizm. Her iki proje de temelde yahudiliği ve yahudileri konu alırken perde arkasında derin anlamlar ve projeler bulunan projelerdir. Dini Siyonizm çoğu zaman İsrail mistikleri tarafından savunulmuştur ve bir mehdi gelme ümidine bağlı bir inanıştır.

Mehdi ortaya çıktığında yeryüzünde Allah’ın saltanatı başlayacak ve dünyanın bütün ırkları tek bir ırka bağlanacaktır (Tekvin XX II,18)

Siyasi Siyonizm açısından Yahudiler herşeyden önce bir halktır. Herzl bu bakış açısı ile Siyonist ahlakına gön vermiş hatta Yahudiliği bir

inanış olarak kabul eden anlayışa savaş açmıştır.

Siyasi Siyonizm dini Siyonizmden farklı olarak daha ırkçı ve katı bir görüşe sahiptir. Zaten dünyayı hiçbir zaman bir din alt üst etmez, siyaset baruttur din ise silah. Theodor Herzl barutunu sağlam yerleştirmiş

ve yahudileri can damarından yakalamıştı. Siyasi siyonizme göre yahudilik temelde şu esaslar üzeredir.

Yahudiler dünyanın eresinde olursa olsunlar tek bir halk meydana getirirler.

Her devirde ve her yerde işkenceye uğramışlardır(?)

İçinde yaşadıkları toplum tarafından hiçbir zaman eritilememişlerdir.

Theodor Herzl’a göre;

(a) Asıl hedef bir yahudi devleti kurmak Yahudiliği güçlü ve diri tutmak değil.

(b) Bu devlet boş bir arazide kurulmalı. (Teklif edilen yerler boş arazi olsaydı yine kabul etmiyeceklerdi.)

Theodor Herzl’ın
planı karanlıklardan yararlanıyordu. Bu yolda kargaşalıktan istifade etmenin en tipik örneği Herzl’ın ölümünden çok sonra ortaya çıkmıştı.1917 de yayımlanan Balfour Bildirisi’nde İngiliz hükümeti Filistin’de
bir yahudi devleti kurulmasını destekliyor ve yerli halkı hiç göz önüne almıyordu. Siyasi Siyonizm’in yöneticileri bu bildiriden derhal yararlanacak ve Filistin’de bir “Yahudi Devleti” artık tek amaçları olacaktı. Bunu yaparken Filistin’de bulunan yerli halkı ortadan kaldırma planları kuracaklardı ve maalesef bu plan birilerinin eliyle bir şekilde işliyor. 

 
Yazarlar