Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
Ümmetin gözü kulağı Türkiye’de
30.8.2017
Feride Beyaz


Müslüman kanıyla yüzü kıpkırmızı bir dünya ve ne yazık ki biz yine bu dünya
da Müslüman olarak tüm
bu olanlara seyirciyiz. Zalim diktatör Esed kendi halkını katletmeye devam ediyor. Suriye’de 5 yılda 470 bin kişi öldü. Mısır ilk defa hakettiği, oylarıyla başa getirdiği lideri Mursi demir parmaklıklar arkasında idam edilmeyi bekliyor. Körfez ülkelerinde halk baskı altında, Irak’tan, Afganistan’dan, Doğu Türkistan’dan acı haberler gelmeye devam ediyor ve Arakan kan ağlıyor. Peki niçin İslam coğrafyası böylesine acı içinde? Cevabı belli verilen bir savaş var ve bu savaş iki taraf arasında geçiyor. İman ve küfrün savaşı. Bunun adı geçmişte haçlı savaşıydı, şimdi alenen söylenmese de yine haçlı savaşı değişen tek şey oyuncular ve yönetenler. Arakan 1100- 1200’lü yıllarda İslam ile tanışıyor. İslam dini burada yayılmaya başlayınca 1400’lü yılarda Arakan İslam Devleti kuruluyor.1780’li yıllara kadar bu devlet ismiyle devam ediyor ve burada budistlerin tehlikesi başlıyor. 1783 yılında Müslümanlar iktidarı kaybedince Budistler bölgede adeta güç gösterisi yapıyorlar. İngilizler bölgeden çekilir çekilmez 1942 yılında katliamlara başlıyor ve 1500 Müslümanın öldüğünden

söz ediliyor. Vatanlarında huzur içinde yaşamaya hasret bu halk her geçen
gün ülkelerini terk etmek zorunda bırakılıyorlar. Budist militanlarca sistematik olarak saldırıya uğruyor. Suriye Lideri Beşar Esed’in eli kanlı çetelerine benzer yöntemleri kullanan Budist militanlar, işkence ve tecavüz gibi her türlü yöntemi kullanarak Arakan Müslümanlarını Myanmar’dan (Burma) kaçmaya zorluyor. Yıllarca sessiz kalınan bu katliam şiddetini arttırarak devam etmesine rağmen tek sorumluluğu Türkiye’nin alması şaşırtıcı değil. Hac yahut umre ziyareti için Arabistan’a gidenler iyi bilir Türk olduğunuzu öğrenince size ayrı bir muhabbetle bakılıyor, çok samimi

ve sıcak bir tebessümle kaşılaşıyorsunuz. Bu sevginin kaynağı nerden geliyor diyecek olursanız, Osmanlı’dan bize miras bırakılan bir sorumluluk var öyle ki ümmetin derdiyle dertlenmek bizim şiarımız. Eve Türkiye ümmetin

son kalesi ve ne yazık ki
bu kale küçük beyinlerin
kirli oyunlarıyla defalarca yıkılmaya çalışıldı. Bu konuya başta 15 Temmuz hain cunta girişimini örnek vermek gerekir, gezi olayları, 17 Aralık sürecinin unutulmaması bu yüzden önemlidir. 

 
Yazarlar