Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
BİR ZAT DERKİ?
11.1.2018
Mikail Tanrısever


Çok kıymet taşıyan bir özellikten bahsetmek istiyorum: Vefa… Unuttuğumuz yada unutturulduğumuz bir duygudur Çok yakın bir zamana kadar var olan ama günümüzde çok az rastladığımız bir özellik vefa… Bir âşığın maşukuna, bir dava adamının davasına ve bir idealistin ülküsüne her şeye rağmen sadık kalmasıdır vefa. Bu uğurda her şeye katlanması ve her şeyi sineye çekmesi, gerçek dava adamına düşen vazifelerin en önemlisidir belki de, davasına karşı vefa göstermesi. Niceleri var ki, o vefa sayesinde hedefine ulaşmış ve tarihe mâl olmuştur. Vefa, sevgide devamlılık demektir. Vefa demek, ihtiyaç hâlinde ona yardım etmektir. Müslüman vefakâr olur. Vefa, dostlukta, bağlılıkta sebat etmektir. Arkadaşına yaptığı iyiliği az görüp, onun yaptığını çok bilmektir. Vefa demek, gerek hayatta iken ve gerekse öldükten sonra sevgi ve ilgiyi devam ettirmek demektir. Şair ne güzel söylemiş...

Eski zatlardan birinin oğluna vasiyeti şöyledir:

“Oğlum, herkesle arkadaşlık edilmez. İhtiyaç içinde olduğun zaman senden uzaklaşan, genişlik zamanında malına göz diken ve yükseldiği vakit sana üstünlük taslayan kimse ile arkadaş olma!”

Atalarımız, “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.” derken vefanın ne kadar önem arz ettiğini ve yıllar öncesinde bu özelliğin nasıl yaşandığını bizlere anlatmışlardır. Ya şimdi? Bu güzellikten ne kadar da uzak yaşamaktayız. Bizi biz yapan değerler arasında olan vefadan ne kadar da uzaktayız.

Her sene bir çok kimselerle karşılaşmakta, tanışmaktayız. Bunlarla muhabbet eder, kimisinin manevi, kimisinin de maddi dertlerinin çözümü için gayret sarfederiz. beraber çalışır, beraber koşuştururuz. Yeri gelir bir çok sıkıntılarına göğüs gereriz. Yediğimizden yedirir, içiririz. Manen huzura kavuşmaları elimizden geleni yaparız. Rabbim kabul buyursun. Bunlardan kimi işi bitince bir daha aramaz sormaz. Menfaati bitmiş, bu yüzden de bizleri unutmuş, yaşanan güzellikleri eliyle bir kenara itmiş, insanın nankör olduğunu bir kez daha göstermiştir. Kimisiyle ise, çok güzel dostluklara yelken açarız elhamdülillah. Hem bu dünya için, hem de ahiret için dostluğa devam ederiz. O dostlar “bir fincan kahvenin hatırını” değil kırk yıl, bir ömür boyu devam ettirirler. Hatta ahirette de…

Kimiyle bir yemeklik kadar, birkaç sohbetlik kadar muhabbetimiz olur ama yıllar sonra görüştüğümüzde hemen hatırlar ve “hakkınızı nasıl ödeyebiliriz” diyerek gözyaşlarıyla kucaklaşırız. Böyleleri bize vefayı hatırlatır ve vefakar olmak değerlerin en yücesidir aynı zamanda...

 
Diğer Yazılar
Yazarlar