Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
TAHMAZOĞLU NE YAPMAK İSTİYOR?
20.5.2012 16:00:00
Meral Ay


Hayatımızıda her şey neden ve sonuç ilişkisi içerisinde gerçekleşir. Tüm makam ve mevkilerde de durum böyledir. Bir projeyi neden yaptığınızı iyi analiz eder ve sonuca başarıyla ulaşırsanız yaşamasal alanda birçok şeyin değiştiğine şahit olabilirsiniz. Burada niyet ve samimiyet  en önemli  unsur. Hele hele hizmet alanında sorumluluğunuz var ise, çağın gerekliliğine ve toplumun beklentlerine göre alternatifler oluşturmanız gerekir. 

 Günümüze insanların sosyal hayatına en yakın olan hizmet alanı olan yerel yönetimlerde de durum farklı değil. Sadece teknik hizmetlerle, kentsel dokunuşlarla süreci idaere etmek klasik bir anlayıştan öteye geçmiyor. Yapılan yollar, konutlar, sosyal donatılar 3-5 yıl sonra tekrer yenilenme istiyor.  Ancak hizmetin soyal boyutunda durum farklı. Toplumun yaşamsal alandaki manevi değerlerine yapılan dokunuşlar birkaç nesilin hedefleri ve amaçları üzerinde olumlu etkiler bırakabiliyor. ‘’Geçmişini bilmeyenler, geleceğe güvenle bakamaz’’ anlayışı üzerinde yola çıkarsak, özellikle genç nesilin bilgili ve bilinçli yetiştirilmesi tarihini algılaması hayati önem taşımaktadır. Bu çerçevede Şahinbey Belediyesi’nin "Çanakkale Gezisi" projesine ayrı bir parantez açmak gerekiyor. 

Yazının başında söylediğim gibi. Neden ve Sonuç ilişkisi ile bu projeyi ele aldığımızda bizi doğru noktaya götürecektir. 

Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu neden böyle bir projeye ihtiyaç duydu?

Soru bu.

Aslında sayın Tahmazoğlu bu konuda defalarca açıklama ve değerlendirme yaptı. Ancak olayın tarihsel örneklerle iredelediğimizde karşımıza daha önemli detaylar çıkıyor. 

Mesela;

Başta genç nesil olmak üzere, ilimizde yaşayanlar Gaziantep’in tarihten beri birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını ve en son Afganistan göçmenlerine de kucak açarak yıllar öncesinden bu ‘ENSAR’ ünvanını aldığını sorgulayabilse, belki de şuan savaştan kentimize ve ülkemize sığınan Suriyeli vatandaşlarımıza bakış açımız farklı olurdu. Şimdi geçmişteki bu insani misafirperferlikle gururlanan bizler, gelecekte bugüne bakarak onurlanacak bir nesil yetiştirmekle sorumluyuz

İşte Şahinbey’in Çanakkale gezisine bu pencereden bakarak değerlendirme yaptığımızda sonuca ulaşabiliriz.  Günümüzde yeni nesiller teknoloji ile kontrolsüz bir şekilde ilişki kurmuş durumda. Yakın ve uzak tarihimizi yeni nesillere iyi aktaramadığımız takdirde tarihten gelen manevi ruhumuzun kredisi bitmeye yüz tutmuş olacaktır

Çanakkale sadece bir savaş değildir. Yere düştükten sonra bir toplumun nasıl şahlandığının resmidir. Çanakkale zaferinden bir yıl önce Türk ordusu, tarihinin en büyük hezimetini yaşamıştır. Balkan harbi, Balkan faciası, bu mağlubiyet sonucunda, üç hafta içerisinde bugünkü topraklarımızın 1/5'inden daha fazla toprak, bir başka ifadeyle Meriç Nehri'ne kadar Avrupa'daki toprakların tamamı kaybedilmiş ve ordu da elden çıkmıştı. Türk ordusu gerçek anlamıyla ordu olabilmek için büyük bir çabaya girişti. Kazandığı zaferle Türk'ün gerçek kudretini ortaya koydu ve büyüklüğünü bütün dünyaya bir kere daha gösterdi. Çanakkale Zaferi bunun için gençlerimize yenilgiden zafere ulaşmanın güzel bir modelini armağan etmiştir. 

Çanakkale zaferi, dil, din, ırk ve mezhep gözetmeksizin bir milletin omuz omuza bir zafer uğruna kenetlendiği bir derstir günümüze. Bugün Türk, kürt, çerkez, laz ve mezhep tartışmalarının Çanakkale’ye baktığımızda ne denli manasız kaldığını görebiliyoruz.

Ben gittim ve gördüm. Valimiz başta olmak üzere kalabalık bir heyet ile Çanakkale gerçeği ile yüzleştim bir kez daha. Önceleri ‘’Tahmazoğlu başkan abarttı bu geziyi, ne yapmak istiyor, amacı ne’’ gibi sorulara cevap ararken, oraya giden gençlerin gezi sonrası tüyler ürperten düşüncelerini tek tek dinleyince sadece Gaziantepli değil ülke gençliğinin Çanakkale’ye defalarca gidip manevi ruhunu tazelemesi gerektiğine inandım. Umutsuzluk anında nasıl birlik beraberlik içinde güç olunduğunu öğrendim. Tarihe yazılacak işler başarmanın ne denli kutsal bir görev olduğunun farkına vardım. Günümüz ile Çanakkale’yi yanyana koydum. Önemli dersler çıkardım. 

Gaziantep geldi aklıma orada. Kurtuluş meşalesini yakan bir kentin o direniş ruhunun sanayiye, üretime ve gelişime nasıl yansıdığını hatırladım. Birçok kriz atlatan kent ekonomisinin aynen Çanakkale ve Gaziantep gibi yeniden şahlanışı film şeridi gibi geçti gözlerimin önünden. Şöyle dedim kendi kendime; ‘’Atalarımız Çanakkale’de, Gaziantep’te bizlere sadece kutsal toprakları emanet etmemiş, bunun yanında omuzlarımızda ağır bir vebal olarak taşıyacağımız bir manevi ruhu miras bırakmışlar’’ Bizlere düşen görevde bu ruhu özüne uygun bir şekilde yeni nesillere aktarmak ve onların tarihe dokunmasını sağlamaktır. 

Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’nun ne yapmak istediğini Çanakkale’ye gidenler bizzat şahit oldu ve oluyor. Belediye hizmezlerinde eleştirebiliriz, başarılı veya başarısız da bulabiliriz. Bunlar günübirlik ve bir süre sonra hafızalardan silinecek konulardır. Ancak Çanakkale ile tarihe dokunuşunu ne bizlerde ne de genç nesil uzun süre hatırlayacaktır. 

Çünkü, Çanakkale gezisi sadece bir gezi değil, tarihle yüzleşme, tarihe dokunma ve hayatımızı yeniden gözden geçirmektir. Çanakkale ruhu ile günümüze bakabilmeye, bugünlerde çok ihtiyacımız var. Terör olaylarına karşı birlik ve beraberlik ruhumuzu katbetmeden yeniden toplumsal huzurun inşa edilmesi için umudumuzu yitirmemeliyiz. Çanakkale Zaferi’nde umutlar son damlasına kadar devam ettiğini tarihimiz yazmıştır. Ayrımcılık yapmadan, birbirimizi ötelemeden, yardımlaşarak, yaradılana yaratandan ötürü severek yaşamayı öğrenir ve uygularsak bu millet daha çok zaferler yazacaktır.  

Ülkemizin bölünmez bütünlüğüne her fırsatta küstahça el atmaya çalışan dış güçlerin duymaya, okumaya ve görmeye tahammül edemediği Şanlı Tarihimizi gençlerimize aşılanmasına vesile olan Başkan Tahmazoğlu görev süresinin en kutsal vazifesini yerine getirmektedir. Elbette bu önemli çıkışını diğer alanlarda da sürdürerek geçmişini bilen, geleceğe umutla bakan bir neslin oluşmasında model olmalıdır. Artık tarih günübirlik hizmetleri değil tarihe dokunabilen ve bunu toplumun tüm kesimlerine hissettirebilen şahsiyetleri yazıyor.

 
Diğer Yazılar
Yazarlar