Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
AYRIŞTIRMAYIN BİZİ...
17.7.2017
Meral Ay


Vatan için, Bayrak için canı pahasına savaşan kahramanlarımız;

İstanbul’un fethinde taşıdığı sancağı tüm iman gücüyle ne pahasına olursa olsun Bizans surlarına dikip, sonra şehit olan ULUBATLI HASAN, 

Mekanizması bozulan kilolarca ağırlıkta bir topun mermisini sırtına alarak namluya sürüp, İngiliz zırhlısını vurarak savaşın seyrini değiştiren

Çanakkale Kahramanlarından SEYİD ONBAŞI,

İzmirde düşmana ilk kurşunu atarak ölümsüzleşen gazeteci HASAN TAHSİN,

"Bebem anasız büyür de vatansız büyümez"diyerek, 3 aylık bebeğini bırakıp cephede savaşa katılan efsane kadın Erzurumlu NENE HATUN..

Tek başına düşmana meydan okumuş, "Düşman arabaları cesedimi çiğnemeden Antep'e giremez" diyen, Kurtuluş Savaşı’nın aziz şehitlerinden Antepli ŞAHİN BEY

Tarihe altın harflerle yazılan onca zafer, binlerce şehit…

Peki sonunda şehadet olduğunu bile bile, komutanının emrine itaat eden, 15 Temmuz darbe girişiminin seyrini değiştiren ve darbeye karşı direnişin temsili haline gelen kahraman ÖMER HALİSDEMİR’in geçmişteki büyük kahramanlarımızdan ne farkı var söyler misiniz?

Yeter artık!

 Yeter...

Ayrıştırmayın bizi…

Vatan haini FETÖ’nün ve ülkemizi ayrıştırıp işgal etmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürmeyin…

19 Mayıs

23 Nisan

30 Ağustos

29 Ekim

Bu vatan evlatları için ne önem taşıyorsa, 15 Temmuz’da o günler kadar önemlidir!

Senin günün benim günüm yok.

Bu kahramanlıkların hepsi vatanın birliği ve bağımsızlığı için yapılmadı mı?

Öyleyse 15 Temmuz Destanı’na nasıl dil uzartır sınız?

Ya 15 Temmuz gecesi darbe kalkışması gerçekleşseydi?

Neler olma ihtimalini  hiç gözönüne getirdiniz mi?

Ya millet değil de hainler kazansaydı o gece?

Ya darbe olsaydı?

En başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sonra Başbakan Binali Yıldırım bütün milletvekilleri bütün liderler tek tek öldürülecek, hepsi şehit edilecekti.

Bütün kamu kuruluşlarına el konulacak ve başlarına, kişişel ihtirasları için vatanı satanlar, terör örgütüne yardım ve yataklık edenler getirilecekti…

Daha o gecenin sabahında,  kanlı terör örgütü PKK özerklik ilan edecek, DAEŞ ise kaos ortamından yararlanarak memleketimin dört bir yanına sinecekti !

Küresel güçlerin desteklediği Türkiye'nin başına bela olan terör örgütleri, büyük bir iştahla ülkemizi paramparça edecekti.

Belki bugün darbe kalkışmasını değil, işgali konuşacaktık!

Çok şükür eli öpülesi analarımız ne yiğitler ne kahramanlar doğurdu ki milletimiz hesapları bozdu ve DUR dedi….

Hatta Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi görüşünü savunmayan, hiçbir seçimde oy vermeyenler de,

 vatan için, bayrak için meydanlara aktı, hiç düşünmeden canını feda etti…

Hiç kimse kusura bakmasın.

Sadece 15 Temmuz’u destan sayanlar sizinde aklınıza şaşarım…

Ayrıştırmayın…

Hepsi bizim…

‘’Geldikleri gibi giderler’’ cevabını veren Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve

15 Temmuz gecesi vatandaşlarımızı meydanlara çağıran Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’da aynı kararlılığı gördüm. 

Birinde işgal altındaydık, diğerinde işgal edilecektik.

İkisi de ‘’Ya İstiklal! Ya Ölüm!’’ demedi mi?

Sayın Cumhurbaşkanım size sesleniyorum.

15 Temmuz Destanı’nda 19 Mayıs, 23 Nisan ,30 Ağustos ve 29 Ekim de atalarımızın gösterdiği bağımsızlık mücadelesinin ruhu yok mu?

Ülkemiz son yıllarda ciddi güvenlik sorunları yaşadı ve bu nedenle önemli günlerimizde, o ruhu yeni neslimize ne yazıkki yeterince yaşatamadık.

Unutmamalıyızbi ki, geçmişteki bağımsızlık destanlarımızı yok sayarsak, yarın da bugünkü kahramanlıklarımız anlamını kaybedecektir… Bu büyük kurtuluş destanlarında şehit düşen kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla analım, kemiklerini sızlatmayalım, bütün önemli günlerimizi hakettiği şekilde yaşayalım ve yaşatalım. Rabbim bu ülkeye bir daha 15 Temmuz gecesi yaşatmasın! Bu önemli günlerin ayrışma günleri değil, birlik ve bereberliğimizin arşa çıktığı günler olması ümidiyle…

 
Diğer Yazılar
Yazarlar