Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
YAPAR MI? YAPAR! ÇÜNKÜ O EMİNE ERDOĞAN!
25.10.2017
Meral Ay


Kıymetli okuyucularım!  Biz gazetecilerin de bir dili olmalı çünkü gazeteciliği diğerlerinden ayıran en önemli mesele dil ve söylemdir…


Herkesin kulağına küpe olacak bir sözünde ne diyor Malcolm X ?

“Eğer dikkat etmezseniz medya, mazlumlardan nefret etmenize ve zalimleri sevmenize sebep olur.’’

Medya adil, tarafsız, cesur ve korkusuz olmalı ama bir o kadar da kullandığı dille sosyal sorumluluk sahibi, mazlumun yanında en önemlisi de vatansever olmalı…

Yaptığımız haberler eğer bir değer kazandırmıyorsa yaşadığımız memlekete, dokunmuyorsa hayatlara ne anlamı var ki yaptığımız haberlerin?..

Son dönemde özellikle kadın gazetecilerimizin sosyal olaylara bakış açısı beni umutlandırıyor… Kadınlar, gazetecilikte de farklarını ortaya koyuyorlar…

Osmanlı’nın cesur kadınlarından ilk kadın dergi sahibi Arife Hanım ile 1884 yılında yayın hayatına başlayan Şukûfezar, o yıllarda erkek egemen yayın dünyasında tam bir devrimi temsil ediyordu. Zira derginin kadrosu öğretmenlik okulu mezunu bayanlardan oluşuyordu. Derginin yöneticisi Arife Hanım, ilk sayısındaki mukaddimede (önsözünde), “Biz saçı uzun, aklı kısa denilerek erkeklerin alaycı gülüşlerine hedef olan bir tayfayız. Erkekliği kadınlığa, kadınlığı erkekliğe tercih etmeyerek bunun aksini ispat etmeye çalışacağız” diyerek adeta manifestosunu yayınlamıştı.

Yayın dünyasında devrim yapan nice Arife hanımlar var memleketimde…

İşte bu yüzden çok istemiştim gazetemizin yazı işleri müdürünün kadın olmasını ve çok şükür ki oldu… Dolayısıyla gazetemizde haberlere kadın bakış açısı hakim…

Geçenlerde, hastaneye alınmayan bir kanser hastası haberi manşet olmuştu gazetemizde ve ertesi gün o hasta evinden ambulansla alındı…

Mesela, bir kadın STK temsilcisi gözü dönmüş cahil bir aile tarafından kaçırılıp çok ağır işkence yapıldığında, gazetemiz o kadının şiddet gören fotoğraflarını kullanmadı. Belki o fotoğraf daha dikkat çekici olacak, belki sayfalarımız daha çok “tık” alacaktı ama kadın içgüdüsüyle hazırlanan bu gazete, şiddetin fotoğrafını görmedi.

Üstelik, olayın yaşandığı dönemde  şehrimizde bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’nın siyasi görüşü ne olursa olsun şiddet gören bir kadındır diyerek ziyarete gitmesine de vesile oldu…

Daha dün, tüm öğretmenlere rol model olması ve duyarlılığın artması için bir kadın öğretmenin haberi vardı gazetemizin manşetinde. Mesleğinde farkını ortaya koyan, tamamen gönüllü olarak kanser hastalarına eğitim veren duyarlı bir öğretmenin haberiydi. Üstelik arkadaşlarının ‘’Biz sağlam öğrencilerle uğraşamıyoruz sen hasta öğrencilerle nasıl uğraşacaksın’’  demelerine rağmen 8 yıldır vazgeçmedi öğrencilerinden…

Erkek meslektaşlarımız alınmasın ama kadınlar bu meslekte de yüreğini koyuyor ortaya…

Tıpkı Emine Erdoğan hanımefendinin siyasette yüreğini ortaya koyduğu gibi…

Dünyanın sessiz kaldığı
zulmün zirvesinin yaşandığı Arakan’da sığınmacılara yaptığı ziyaretle yardımların yanında umudu da götürdü acının yerleştiği yüzlere... Buna ancak bir Osmanlı kadını cesaret edebilirdi… Örnek olsun dünyadaki tüm First Lady’lere ve yüreklerine kilit vuranlara…

Şimdi First Lady Emine Erdoğan hanımefendiden beklentim en kısa zamanda kadın gazetecileri bir araya getirmesi ve kadın gazeteci sayısının artmasını destekleyici bir proje için harekete geçmesi...

Ben inanıyorum
ki daha gelişmiş, daha güçlü ülkeler seviyesine ulaşmamız yine cesur yürekli kadınlarımız sayesinde olacaktır…

Yine şaşırtır mı?
Şaşırtır

Yapar mı?
Yapar!

Çünkü O bir Osmanlı kadını...

Yaptığı iş ne olursa olsun,erkek hemoganyasının içerisinde, yılmadan usanmadan çalışan, işine yüreğini katan, cesur yürekli tüm kadınlara selam olsun..

 
Diğer Yazılar
Yazarlar