Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
VATAN MI? ÇÖPLÜK MÜ?
24.12.2016
Meral Ay


Değerli Oluşum Gazetesi okurları çok küçük yaşlarda başladığım medya sektörünün çeşitli alanlarında 1998 yılından beri görev aldım. Uzmanlık alanım radyo ve televizyondur. Son 5 yıldır da  gazeteciliğin her alanında kendimi yetiştirmeye devam ediyorum. Ve bugün  Oluşum Gazetesi’nin İmtiyaz Sahibi olarak bu köşede sizlerle buluşuyorum. Beni ilk kez tanıyacaklar için kısaca kendimi tanıtırsam. Evliyim bir kızım var ve yeni yılın ilk ayında Allah’ın izniyle inşallah ikinci çocuğumu dünyaya getireceğim. Gaziantep’te doğdum. Ve doğduğum bu topraklara, Gazi şehrime, ülkeme vatandaşlık borcum var.

15 Temmuz gecesinde, bir kara bulut gibi üzerimize çöken terör eylemleri, vatanımda her gün başka bir çirkin yüzüyle kendini gösteriyor. Çok zor bir dönemden ve çok zor bir sınavdan geçiyor ülkem.

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ünde dediği gibi,

“Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlerin avıdır.”

KÖRÜ KÖRÜNE  ERDOĞAN NEFRETİNİN ZAMANI MI?

Tarihimize baktığımızda Kurtuluş Mücadelesi verdiğimiz dönemlerde nasıl ki dört bir yanımız işgal altındaysa, yine yaşadığımız bu cennet vatanımızı içerden ve dışarıdan düşmanlar sarmış durumda. Maalesef bunları görmeyerek hala siyasi hesaplaşma içerisindeyiz... Her yapılan terör eyleminden sonra milli benliği bir kenara bırakıp, milli birliği ve beraberliği yaralayan siyasi hesaplaşmalarla karşı karşıyayız...

Gün o gün mü?

Toplumumuza baktığımızda ikiye bölünmüşlük baş gösteriyor. Hiç anlayamadığım şekilde körü körüne Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a nefretin zamanı mı?

ZAMAN VATAN DEME ZAMANI!

BAKIN SURİYELİLERİN HALİNE.

Bir sabah duruşuyla örnek aldığım değerli bir büyüğümün yaşanmış bir olayı benimle paylaştığında, tamda bu yazıyı sizlerle paylaşma duygusunu hissettirdi bana. 

Yaşanmış olan bu olay Gaziantep’te  Sebze Hali’nin karşısındaki Amele Kahvesi’nde geçiyor. Değerli büyüğümün bir tanıdığının anlattığı  gibi aynen paylaşıyorum sizlerle:

“Sabah erken saatlerde müdavimi olduğum Amele Kahvesi’ne uğradım.

Bir masada benimle aynı yaşlarda çöplerden kağıt toplayan dört kağıt hurdacısı vardı.

Muhabbet ettik. Suriye de savaştan önce Halep’te yaşıyorlarmış.

Biri Suriye’de BAAS Partisi’nin üyelerinden radikal bir solcu, biri Türkmen Milliyetçisi, biri Kürt , diğeri ise Arap-Türkmen melezi ve tarikat ehliymiş.

Dediler ki;

Abi biz Suriye’de bırak aynı masada oturmayı, aynı caddede bile birbirimize tahammül edemezdik. Şimdi VATAN ELDEN GİTTİ... AYNI ÇÖPLÜĞÜ KARIŞTIRIYORUZ. ...”

Evet değerli okuyucularımız gözlerimiz önünde yaşanmış bu olay size; körü körüne nefreti bir kenara bırakıp atalarımız gibi bir olmamız gerektirdiğini hissettirmedi mi? 95. Yıldönümünü kutladığımız kurtuluş mücadelemizde olduğu gibi Atalarımızın çok büyük bedel ödeyerek bizlere teslim ettiği bu vatanı biz çocuklarımıza nasıl bırakacağız hiç düşünmüyor musunuz?

Sözlerinden büyük feyz aldığım Pir Sultan Abdal’ın söylediği gibi...

“GELİN CANLAR BİR OLALIM”

 
Diğer Yazılar
Yazarlar