Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
Bizden çok korkuyorsunuz?
6.10.2016
Meral Ay


Türkiyem büyüyor…

Hele Gaziantepim bir yıldız gibi parlıyordu…

İstikrar, kalkınma, reform derken, yabancı yatırımcıların gözdesi olan ülkemde, benim şehrim bu kez de turizm de dünyanın gözdesi oluyordu. Sanayi ve ihracatta her geçen gün yeni başarılara imza atarken, şehirle nikahlanan Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin adeta Ortadoğu'nun başkenti Gaziantep için her alanda seferberlik ilan ediyor. Tarih kokan şehrimiz turizm de de, dünyanın dikkatlerini üzerine çekiyor, bir yandan da şehrin MR'ını çekip sorunlara çare arıyordu. 

Yetmiyor, Bakan Başkan şaşırtmaya devam ediyor. Hatta tarım ve hayvancılık konusuna el atıyor. Çiftçinin, köylünün tarihte ilk kez kapısını çalıpta yem yardımı, tohum yardımı yapan tek Belediye Başkanı. Bir bakıyorsunuz; Bir gün şehrin Kültür ve Turizm Bakanı, bir gün Tarım ve Köy işleri Bakanı oluyor. Her konu da her sorunda rapor hazırlatıp, Ankara’nın, bakanlıkların yollarını aşındırıyor; Amacına ulaşmadan da dönmüyordu. Şu anda şehrin su ihtiyacı için harcanan elektrik bütçesiyle yapabileceğini söylüyor. 1 yıl sonra tamamlanacak Düzbağ İçme Suyu Projesi ile bu kamburdan kurtulacağız, ve boşa çıkacak bütçeyle Bakan Başkanımızın, Gazi şehrimize yeni vizyon projeler kazandıracağından da hiç şüphemiz yok. 

Geleceğimiz için vizyon projeler gerçekleşmeye devam ederken, düşmanlarımız bizden iyice korkmaya başlıyor. Her türlü hainliği yapanlar, bizi güçsüzleştirmek için içerden ve dışardan her yolu deniyordu. Ama Cumhurbaşkanımız, bütün düşmanlarımıza rağmen; 22 Temmuz 2015'ten beri PKK ya karşı istikrarlı bir şekilde başlattığı mücadeledeye devam ediyordu... 

Paralel yapının inlerine gireceğiz diyor, korkmuyor, her fırsatta "Dünya beş'ten büyüktür" diyordu...

Peki Cumhurbaşkanı kime güveniyordu?

Tabiki Yüce Türk Milletine!

Tam da bu dönemde düşmanlarımız işbirliği yapıyor ve en uzun gece başlıyor.

Tarih 15 Temmuz 2016 Cuma akşamı. Saat 21.30 gibi eşim elinde telefon sosyal medyada geziniyor panik bir sesle "Yine neler oluyor" diyor. Ben ise şaşkın bir ifadeyle 'İbrahim ne oldu?' dememe kalmıyor. Eşim "Meral İstanbul’da köprü kapatılmış, havaalanında uçuşlar durdurulmuş, neler oluyor bende anlamadım."  

Sessizlik kapladı evi bir yandan sosyal medyadan bir yandan televizyondan birşeyler öğrenmeye çalışıyoruz. Kızım o kadar şaşkın ki o da farkında birşeyler olduğunun anne noldu diyor ben bişey yok annecim diyorum.

Saat 22:00 sularında İstanbul'da Boğaziçi ve Fatip Sultan Mehmet Köprüsü'nün askerler tarafından ele geçiriliyor ve köprü geçişe kapatılıyor.

İstanbul ve Ankara’da jetler uçmaya başlıyor.

Ankara’da Genelkurmay çevresinden silah sesleri geldiği, Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar’ın rehin alındığını ve TSK’nın üst düzey komutanlarından haber alınamadığı bilgileri geliyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin resmî internet sitesi ve TRT'de yayınlanan bildiride ordunun yönetime el koyduğu  ülkede sıkı yönetim ve sokağa çıkma yasağı ilan edildiği açıklanıyor.

İstanbul Atatürk Havalimanı tanklarla gelen askerler tarafından ele geçirildiği ve havalimanlarında giriş çıkışların kapatıldığı haberi geliyor.

Ne yazık ki; Benim güzel ülkem o gece hainler tarafından sırtından bıçaklanıyor. En acısıda olan bitenden habersiz masum askerlerimiz, hain rütbelilerin (Teröristlerin) komutalarında kendi milletine silah doğrulttular.

Ve Başbakanımız Binali Yıldırım televizyon kanallarına telefonla bağlanıp,  “Bu bir kalkışma girişimidir” deyince herkes olan biteni anlıyor…

Evdeki sessizliği halamın "Ne vardı ki ülkede neden darbe oldu? Haykırışlarıyla son buluyor. ‘’En son darbede ben çocuktum o zaman halk artık darbe olsunda daha fazla kimse ölmesin istiyordu. Şimdi ne varki ülkede darbe oluyor’’ dedi. Sesi boğazına düğümlendi. İşte o an ben panikle "Eyvah Cumhurbaşkanımızı kesin öldürdüler yoksa o açıklama yapardı." Diyorum. Kızım da ses tonumdan korkmuş olacak ki oyuncağını elinden düşürüp koşarak yanıma geliyor. Daha dünyayı yeni yeni anlamaya çalıştığı o küçük yaşıyla gözlerimin içine bakarak;

"Anne Cumhurbaşkanımız öldümü" diyor.  

Ne diyeceğimi şaşıyorum eşimle göz göze geliyoruz. Şu an olmuş, o an gözümün önünden hiç gitmiyor. O ses kulaklarımda çınlıyor. Eğer anneyseniz üstelik ikinci bebeğinize hamileyseniz öyle duygular içine giriyorsunuz ki tarif edemem. İlk, bombaların, çatışmaların ortasında yada savaştan kaçarak, çocuklarını başka ülkelerde büyüten anneler geliyor gözlerimin önüne.

Evet… Tamda umutsuzluk her yanımızı kapladığında Cumhurbaşkanımız, TV kanallarına cep telefonundan canlı bağlantı yapıyor ve tarihi çağrıda bulunuyor.  Tüm vatanseverleri meydanlara çağırıyor.

İşte o en uzun gecede, hepimizin yaşadığı yeni bir destan yazıyor Yüce Türk Milleti…

Ne Cumhurbaşkanımız nede toplumun herkesiminden birçok vatandaşımız korkmuyor, kaçmıyor hainlerden. İçerden ve dışardan yönetilen bu kalkışma hainlerin sonu oluyor. Ülkem içindeki hainleri adeta kusuyor. Temizliyor pisliklerden…

O tarihi gecede hayatını kaybeden şehitlerimizi ve tüm gazilerimizi bir kez daha saygıyla anıyorum.

Peki neden hatırlatıyorum o geceyi size? Belki farkında değilsiniz ama şimdi de küresel güçler ülkemize karşı ekonomik savaş ilan ettiler…

Bunun en açık örneği ise, küresel güçlerin her fırsatta güvensiz ülke olduğumuzu söylemeleri ve dış yatırımcıları engellemek için hazırladıkları yalan raporları dünyayla paylaşmalarıdır. Ki en son ABD büyükelçisi güya kendi vatandaşlarını uyarmak amacıylaGaziantep güvenli değil diyerek uyarıda bulundu. 

Peki durum böyle olunca küresel güçler ülkem ve şehrim üzerinde hedeflerine ulaşmayacaklar mı? 

Maalesef şehrime yerli ve yabancı turist gelmiyor, hatta halkımız dışarıya çıkmıyor, ekonomi durdu yeni krizler sinyal veriyor.

Ama can güvenliği, ne yapalım? Diyebilirsiniz.

Hatta bu şehri yönetenler ya zaten şehirde güvenlik sıkıntısı var bizde birşey yapmayalım diyebilirler.

Ama inanın güvenlik tedbirleri had safhada. Bu şehrin Valisi Ali Yerlikaya, ABD büyükelçisinin Gaziantep güvenli değil AVM’lere gitmeyin sözlerine inat, o açıklamayı yaptığı gün tüm AVM’leri gezdi, esnafla sohbet etti. 

Madem benim şehrim güvenli değilse, dünya da güvenli yer neresi kaldı söyler misiniz bana? 

Ey ABD ey AB?

Beslediğiniz canlı bombalar çok kısa süre sonra başkentlerinizde, başınızda patlamadı mı?

Neyse ki küresel güçlerin inadına pes etmeyen Bakan Başkanımız Fatma Şahin var, Gazi şehrimiz için yeni bir kampanya başlattı.

"Şimdi Gaziantep’e gitme zamanı"

Hele sonbaharda, Gaziantep’im bir başka güzeldir.

Sevgili okurlarım benim de size son sözlerim;

Gazi şehrimin vatandaşlarına yakışır gibi bu küresel güçlerin ekonomik savaşından da yüzümüzün akıyla çıkabiliriz. Bu kadar oyunlara rağmen güçlü duruş sergileyen ülkemden, inanın çok korkuyorlar. Bu savaşı da kaybedecekler inşallah,

O zaman şahlanacak ülkemşahlanacak Gazi şehrim.

Haydi Yenikapı Ruhu!

Küresel güçlerin bu ekonomik savaşının yönünü hep birlikte iktidarı, mualefetiyle el ele verip, kendilerine çevirelim…

 
Diğer Yazılar
Yazarlar