Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
Bu da benim sırrım!
4.2.2016
Meral Ay


Sevgili Güneş Okurları çok sık yazamıyorum ama inanın her  yeni yazımı sizinle paylaştığım da işte o gün benim en mutlu olduğum an. Gazetecilik öyle zor ki hele de bizim yayın politikamızda olduğu gibi şehrin menfeati öncelikse herşeyde kaleminize sığınmak yerine direk yüzyüze söylemeyi tercih ediyorsunuz. Ha eğer eleştiri keyfi dikkate alınmıyor ve düzeltilmiyorsa yanlışı o zaman tabiki paylaşıyoruz sizlerle... Bu şehrin önde gelen kanaat önderleri inanın öyle bir yükün altındalar ki işleri çok zor. Sürekli sorunlara çözüm arayıp hemde yeni hizmetler sunmak istiyorsunuz. İşiniz çok zor çok... Birşeyler yapılıyorsa bilinki illa eleştiri de olacak. Zaten en kolayı bizim meslekte eleştirmek. Ya nasıl vurdum, ya nasıl yazdım, kimse yazamaz, ben yazdım. Bununla böbürlenirler. Sadece kendilerinin gazetecilik yaptığını düşünürler. Evde karısına sözünü geçiremeyenler erkeklenirler yazdıklarıyla... Oysa bu tür yaklaşımlarda yazının yazıldığı muhatap sizi hesaba bile almıyor. Neden mi? Çünkü siz şehrin menfaati için değil kendi çıkarlarınız için yazıyorsunuz. Yada muhataba kendinizi tanıtmanın peşindesiniz. Belkide bir kaos ortamı yaratıp ortaya çıkan tablodan kendini önemli hissettirme çabasına girmişsiniz. Çok şahit olmuşumdur daha göreve yeni başlamış birini yerden yere nasıl vurulduğunu... Siz yolunuza devam edin ama ben bu yolu tercih etmeyeceğim... Benim prensibimde birileri güzel birşeyler yapıyorsa olabildiğince kalabalık bir yerde söylemeyi bir kabahat varsa onuda sadece başbaşa iken söylemek var. Ben atalarımdan bunu gördüm. Bu benim doğrum. Ben bu şehre hizmet yapmak için mücadele eden kim olursa olsun yüreklendirmeye devam edeceğim. Siz bana isterseniz yalaka deyin isterseniz ne derseniz deyin ben kendimi biliyorum.

Kişiliğim ve yapım gereği hep pozitif bir yaklaşımım vardır hayata. En zor anlarımda en kötü günlerimde bile hep bunun geçici olduğunu düşünür o an yaşadıklarımla yüce yaradana sığınır ve Allah’a havale ederim. Ve hemen ne yapabilirim bu zor durumdan nasıl çıkarım diye düşünürüm. Bazen gizli akıttığım gözyaşlarım beni hemen sıfırlar. Sil baştan başlarım hayata. Kimse görmez tabi gözyaşlarımı beni hep güçlü ve güler yüzlü görürler. İnşallah da hep öyle olur... Hayat bu... Tadı... Tuzu.. İşte benim sırrım bu hep pozitif bakmak hayata.... Birileri beni bitirmek için uğraşıp planlar yaparken bende onlarla uğraşmak yerine hemen Allah'a havale edip hep işime baktım yoluma devam ettim. Hayal bile edemeyeceğim bir hayatı Allahım bana bunun için sundu böyle düşünüyorum.  Çok şükür ki Allahımın bana verdiği en büyük mucizesi güzel kızım Fatma. Oda benim gibi pozitif ve güler yüzlü.

Size bir sırrımı daha vereyim mi? Biliyor musunuz benim gözlerim bozuk bazen çok iyi görüyor bazen çok kötü bazende hiç görmüyor. Nasıl mı ? Anlatayım....

Bu şehre hizmet için, geliştirip, güzelleştirmek için uğraşanların yaptıklarını öyle iyi görüyorum ki. Herkes görsün diye de elimden geldiği kadar herkese  bu fotoğrafı göstermeye çalışıyorum. İnsanoğlu tabiki de  hata da yapabilir. Hata biz kullara mahsus bende yaptım sizde yaptınız. Ama 1 yanlış bütün doğruları silmeli mi?... Ben kötü niyet olmadan yapılan hataları asla görmüyorum.... Keşke olmasaydı tabiki de diyorum.... İnsanoğlunu bir yanlışta silen, yerden yere vuran ve ne yazık ki aynaya bakmayaları da ne yapıyorum biliyormusunuz? Bulanık görüyorum. Ah be bir baksanız aynaya sizde neler var neler... Aynaya bakın! Lütfen ama lütfen aynaya bakın...

İnsanları mutlu etmek için ne yaptınız. Başkalarını mutlu etmek yüreklendirmek için ne yaptınız. Ne verirseniz onu sunar size hayat.... Ne kadar zehir akıtırsanız o kadar zehirde boğulacaksınız. Bırakın, atın içinizden sevgisizliği.... Sevin arkadaş sevin... Zaman o kadar kısa ki bir bakmışsınız yoksunuz.... 

O zaman neden sevgi yağmurlarında mutluluktan boğulmayasınız?

Ben sevdiklerimi ve gönüllere girmeye aday herkesi yüreklendirmeye devam edeceğim...

 
Diğer Yazılar
Yazarlar