Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
BİR TÜRLÜ ÖĞRENEMEDİK!
6.5.2017
Fevziye Karaer


Hepimiz yapıyoruz, söze itimat ediyoruz. Ancak söz uçar yazı kalır. Bu sebeple ister tüketici, ister satıcı olun lütfen yapılan işlemleri yazıya dökün ve karşılıklı imza edin.

 

İmza ettirmediğiniz, yazıya döktürmediğiniz her işlemin yapıldığını ispat zorluğu vardır ve işbu ispatı yapamadığınızda ise zarar ve ziyana uğramaktasınız.

 

Eh malum devrimiz ekonomi devri. Cebimizden fazla çıkmasında olması gerekenleri kuralına göre yapmaz isek bu sefer cebimizden daha yüklü miktarların çıkabilmesinin kaçınılmaz olduğunu unutmayalım.

 

Örneğin bir borç ilişkimiz var. Karşı tarafa itimadımız büyük yahut öyle bir güven duygusu uyandırdı, eh olur mu şimdi elinden yazılı kâğıt almak, yok mudur ki o kadar hukukunuz.

 

Da tut ki yarın aranız bozuldu, tut ki bu kişi acze düştü, tut ki öldü, mirasçılarına neyi ne kadar ne derece anlatabileceksiniz?

 

Tut ki bugün bir mal beğendin . Tarif ettin usta sana yapacak ya da mağazaya sipariş verecek gelecek .

 

Ya istediğiniz gibi yapılmadı, ya söz verilen sürede yapılmadı ya da istediğiniz renkte yapılmadı ne olacak?

 

Bir bakmışsınız eşinizle aranız açılmış, o kadar para verdiniz istediğiniz gibi de olmadı.

 

Tuttunuz mağazanın, dükkanın,ustanın yolunu dediler ki hatayı düzelteceğiz,yenisini getireceğiz.

 

Eeee evde bekle bekle ..

 

Git gel ,git gel ..

 

Sonuç koca bir hiç.

 

Peki ne yapacağız bu ayıplı mallarla karşılaştığımızda ..

 

Buarada biz ayıplı mal diye; Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanım kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaad edilen nitelik veya niceliğine aykırı olan, tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan ya da ortadan kaldıran; maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikleri içeren mal veya hizmetlere diyoruz. Daha yalın bir ifadeyle arızalı, bozuk, yırtık, kullanım tarihi geçmiş, defolu, özürlü mal ve hizmetler ayıplı mal ya da hizmetlerdir.

 

Yapacaklarımız ise; Aldığımız malı vererek ödediğimiz parayı geri alabiliriz. Aldığmız ayıplı malı vererek yenisiyle değiştirilmesini isteyebiliriz. Maldaki ayıbın giderilmesini, yani tamirini isteyebiliriz. Ayıp oranında, ödediğimiz ücretten indirim isteyebiliriz. Siz tüketici olarak bu haklardan hangisini isterseniz onu seçebilirsiniz. Kaygısız olun.. Satıcılarsa tüketicinin yani sizin isteğiniz hangisi olursa olsun yerine getirmek zorundadırlar.

 

Tabiî ki süre; Bu hakları kullanmada süre var mıdır?

 

Siz malın tesliminden itibaren on beş gün içinde aldığınız malı kontrol etmeli ve ayıp varsa satıcıya bildirmelisiniz. Eğer ayıp gizli ise ve birkaç ay sonra ortaya çıkmışsa, en geç 2 yıl içinde yukarıda saymış olduğum hakları kullanabilirsiniz.

 

Biliyorum aradan aylar geçince düşüyoruz hak arama derdine.

 

O zaman Yazdınız bir dilekçe..

 

Verdiniz ya mahkemeye ya hakem heyetine!

 

Şimdi hak arama derdine düştük. Kardeş, usta, abi, beyefendi, hanımefendi yaz bakalım ne yapacaksın, kaç tane yapacaksın, hangi ölçülerde yapacaksın, ne cins yapacaksın, nakliyesini kim yapacak, parasını nasıl tahsil edeceksin, ürünün kullanma kılavuzu nerede, ürünü ne zaman teslim edeceksin.

 

Teslim etmezsen sonuçları ne olur vs. yazdın mı ?

 

Üründe sıkıntı çıkıp gidince muhatabın kapısına ya da telefonda konuşurken hani haber verdiğinizin belgesi nerede ?

 

İşte hak arama, hak verme, alışveriş, sipariş hepsi ama hepsi, her şeyi yazılı olarak belgelediğinizde hak arama yolculuğuna başlamak kolay olur.

 

O yüzden en son yaptığınızı başında yapın lütfen.

 

Atalar ne söylemişse doğru söylemiş eşeğimizi sağlam kazığa bağlayalım.

 

İş işten geçmeden her şeyi vaktinde yapalım.

 

Sürçi lisan ettik ise  affola..

 

Haftaya kadar kalın sağlıcakla.

 
Diğer Yazılar
Yazarlar