Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
Aman Muhtara Evrak Bırakmışlar Deyip Geçmeyelim ..
13.5.2017
Fevziye Karaer


Bugün sizlerle resmi evraklar ve onlara verdiğimiz değerden konuşmak isterim.

 

Millet olarak yazılı evraklara çok da değer vermeyiz. Zira ne yazmayı ne de okumayı severiz. Eh doğal olarak da yazılmış ve okunması gerekli evraklarda bizlere çok anlam ifade etmez. 

 

Etmez de bu evraklar resmi kurum ve kuruluşlardan tebliğ ediliyorlar ise bunların kanunlarla belirlenmiş tebliğ usulleri ve bu tebligat içeriklerinde yer alan resmi belgelere karşı süreli işlem yapma itiraz etme gibi süreleri mevcuttur. Bu sürelerde tebligatların tebliğleri başlar.

 

İşte tamda bu noktada tebliğlerin bizzat bize yapılması zorunlu değildir. Hatta bizlere yapılmak istenen tebliğlerin bizler tarafından imza etmiyorum da almıyorum da demenin bir çözüm olmadığı ve tebliğin yapılmayacağı anlamına gelmediğini hep beraber tekrar etmemiz gerekmektedir.

 

Bizler postacıların bizlere getirdiği resmi evrakları dahi bu kadar önemser iken, o evrakların tebliğ zarflarını parçalarına ne kadar önem gösteriyor olabiliriz ki .. Onların ne derece önem arz ettiğinden habersiz olarak onlara gereken önemi göstermemekteyiz.

 

Şöyle ki;tebligat gelir açılır içi okunur ancak tebliğ zarfı evrakı okunmaz.. Peki içerisinde ne tebliğ edilmiş olduğunun o tebliğ zarflarında ve tebliğ parçalarında yazmak zorunda olduğundan haberdar mıyız ki.. Eğer içinde bulunan zarflar o tebliğ parçasında yazmıyorsa o tebligat tebliğ edilmemiş kabul edildiğini de bilmiyoruz ..öğrenelim

 

Yine postacı gelir,bizi evde ya da işyerinde bulamaz. Kapımıza veya posta kutumuza bir küçük haber kağıdı yapıştırır. Yapıştırılan bu küçük kağıt parçasına istinaden bazen muhtara dahi gidip bu nedir bana ne gelmiştir diye dahi sorulmaz ..

 

Ya da muhtarlığa gidilir evrak bulunur bulunmaz önemsenmez ve gelen evrakın muhtar tarafından hangi tarihte teslim alındığı dikkate alınmadan nasıl olsa muhtardan evrakı aldığımız an itibariyle işlem yapmak isteriz.

 

İstemekle ne yazık ki her zaman her istediğimiz olmuyor. Zira nerdeyse bir asırlık bir tebligat kanunumuz ve burada tüm tebliğ usullerine ilişkin düzenlemelerimiz var. 

 

Bu tebligatı ben teslim almadım muhtar almış demenin yanılgısına düşmemek lazımdır. Zira o tebligat hangi gün muhtar tarafından teslim alındı ise işte tam da o gün o resmi evrak size tebliğ edilmiş sayılır.

 

Eh tebliğ günü itibariyle de tüm hukuki süreler işlemeye başlar hatta bitebilir..

 

Ne mahkeme evrakları, ne trafik cezaları, ne de diğerleri hepsi hukuki açıdan tebliğden itibaren belirlenen süreleri kaçtığından bu süreler içerisinde yapılması gerekli hukuki işlemler bakımından değerlerini yitirirler ve hukuki açıdan süreler bakımından değerlendirmeye dahi tutulmayabilirler..

 

Son olarak da taşınırız.. Eh taşınmak meşakkatli ve yorucu bir süreçtir. Ha bugün ha yarın derken nüfus müdürlüğüne hem de muhtarlara mevcut adreslerimizin değiştiğini bildirmeyiz. Bu koşullarda sanırım iyi etmeyiz. Zira nüfus müdürlüğünde kayıtlı adreslerimiz bizlerin mernis adresleridir. Ve  resmi anlamda bu adreslere yapılacak tebligatlar yapılmış sayılır.

 

Bu yüzden sakın ola adres deyip geçmeyelim,aman muhtara evrak bırakmışlar deyip geçmeyelim ya da postacıya almıyorum sende bu evrakı bana tebliğ edemedin demeyelim..

 

Süresinde yasal haklarımızdan ve sürelerden yararlanma haklarımızı zayi etmeyelim..

 

Eh bu kadar kelamdan sonra haftaya kadar kalın sağlıcakla ..

 
Diğer Yazılar
Yazarlar