Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
İş uyuşmazlıklarında yeni düzen: Zorunlu arabuluculuk
24.6.2017
Fevziye Karaer


Ülkemizde işçi ve işveren arasın- daki uyuşmazlıklar, hem çalışma hayatının hem de yargının gün- deminde önemli bir yer tutuyor. İş alanlarındaki gelişmeler ile paralel olarak işçi ile işveren ara- sındaki uyuşmazlıkların çeşit ve sayısındaki artış, iş mahkemele- rinin yükünü de günden güne artırıyor. Bu çerçevede, Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı Taslağı da iş hukuku uyuşmaz- lıklarının daha etkin bir şekilde çözülmesine yardımcı olacağı öngörüsüyle arabuluculuğu zo- runlu kılıyor.

Tasarıya göre, kanuna veya iş sözleşmelerine dayanan işçi alacakları ile işe iade talebiyle açılacak davalarda, fesih bildiri- minden itibaren bir ay içinde ön- celikle arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale geliyor.. İş sözleşme- si feshedilen işçi, ancak arabulu- cu huzurunda anlaşılamaması halinde, iş mahkemesinde dava açabiliyor. İşçi, herhangi bir se- beple arabulucuya başvurmaksı- zın doğrudan dava açarsa, açılan dava usulden reddediliyor. Bu red kararının uyuşmazlık tarafları- na tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulması mümkün..

Uyuşmazlık tarafları açısından, ilk başvurudan son tutanağın dü- zenlendiği tarihe kadar geçen sü- rede zamanaşımı duruyor ve hak düşürücü süre de işlemiyor. Ayrı- ca arabulucu huzurunda anlaşıl- ması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca artık iş mahkemesinde dava açılamı- yor. Uyuşmazlık tarafları, arabu- lucu nezdindeki müzakerelere bizzat katılabilecekleri gibi avu- katları aracılığıyla da katılabilir. Ayrıca, uyuşmazlığın çözümü- ne katkı sağlayabilecek uzman kişiler de müzakerelerde hazır bulundurulabilir. Arabulucu, ya- pılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırmakla yükümlü. Bu süre arabulucu tarafından ancak zorunlu hallerde ve en fazla bir hafta süre ile uzatılabiliyor.

Tarafların arabulucu huzurun- da anlaşmaya varmaları halinde arabuluculuk ücreti taraflarca eşit olarak karşılanıyor. Taraflar anla- şamazlarsa, ücretin ilk iki saatlik bölümü Hazinece, iki saati aşan kısmı ise taraflarca eşit şekilde karşılanıyor. Ayrıca, geçerli bir mazeret göstermeksizin arabulu- culuk görüşmelerine katılmayan taraf, dava sonucunda lehine ka- rar verilmiş olsa bile, arabulucu- luk ücreti de dahil olmak üzere yargılama giderinin tamamını ödemeye mahkum ediliyor.

Sonuç olarak, arabuluculuğun tüm dünyada gönüllülük teme- li üzerine işlediği ve tasarı ile zorunlu kılınan arabuluculuk sisteminin bu gönüllülük esası ile çeliştiği eleştirisini getirmek mümkün. Aralarındaki hizmet ilişkisi sebebiyle eşit konumda olmayan işçi ve işverenin, san- ki eşit taraflarmışçasına birlikte bir çözüm arayışına girmeleri, iş hukukunun zayıf konumda olan işçiyi kollama amacıyla çelişir nitelikte. Ayrıca, tasarıda zorunlu kılınan arabuluculuk aşamasının, işçinin alacağına kavuşması ba- kımından ilave bir külfet yarata- bileceğini söylemek de mümkün. Şöyle ki, işverenin arabuluculuk müzakereleri sonucunda işçinin alacaklarını ödememesi ya da işe iade kararına uymaması halinde, işçi her koşulda iş mahkemesine başvurmak zorunda kalıyor. İşçi- nin mahkeme öncesinde geçmek zorunda olduğu arabuluculuk sü- reci de bu anlamda zaman ve para kaybına dönüşüyor.

Tasarının bu şekilde kanunlaş- ması halimde Avukatlık Kanunu ve Anayasa’ya açıkça aykırı olaca- ğı vekalet ücretine ilişkin düzen- lemenin kaldırılması ve işçinin arabuluculuk aşamasında avukat ile temsil zorunluluğunun kanun metnine mutlaka eklenmes; aksi halde kanunun uygulanmasının mümkün olmayacağı ve arabu- luculuk kurumunu daha da et- kisizlieştireceği gerçeğini kanun koyucu ile tüm kamuoyuna say- gılarımızla duyuyoruz efendim.

Haftaya dek kalın sağlıcakla.. . 

 
Yazarlar