Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
EYVAH DOLANDIRILDIM!
23.9.2017
Fevziye Karaer


Günümüzde en çok yaşanan dolandırılma olaylarından bir nevi ders niteliğinde derlemiş olduğum hikaye tarzı yazı sizleri bekliyor. Dolandırıcılık, en genel anlamıyla aldatma amacı ile yapılan kasıtlı eylemdir. Dolandırıcılık, türlerine göre farklılık gösterebilmektedir. Arkeoloji, edebiyat, emlâk, belge sahteciliği vb. dolandırıcılık türleri vardır. Dolandırıclık 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 157-159. arasında düzenlenmiş olup , 765 sayılı yasada dolandırıcılık suçu için öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın süresi 1 yıldan 3 yıla kadar hapisti. 5237 sayılı yasa ise cezanın alt sınırını yine 1 yıl olarak düzenlemiş ancak üst sınırı 5 yıla çıkarmıştır. Eski kanunda hile ve desisenin kandırabilecek nitelikte yapılmış olması öngörülüyordu. Yeni kanunda böyle bir düzenlemeye gerek duyulmamıştır. Yazımda yedi farklı dolandırıcılık hikayesi ile gerçek hayatta fazlaca karşılaşılan durumlar gözler önüne sermeye çalıştım. Hikayelerde geçen isimler tamamen temsili olmakla birlikte yazı tamamen bilinçlendirmeye yöneliktir.


Dolandırıcılık yapan kimseler bu işin ciddi manada eğitimini almış, kendilerince sürekli gelişim gösteren, zaman zaman aklın sınırlarını ciddi manada zorlayan ,her ihtimali düşünen ve son derece tehlikeli insanlardır. Bu tehlikeli insanlara karşı her zaman teyakkuzda olmalı '' Aman ya benim başıma gelmez', ben çok dikkatliyim' diye düşünülmesi son derece yanlıştır. Bu yüzden günlük yapılan alışverişten arada sırada yapılan internet alışverişlerine kadar yapılan her alışverişte maksimum seviyede ihtimam gösterilmesi vatandaş olarak yararımıza olacaktır. İlk hikayemiz İşci Emeklisi Rıfat Amcanın başından geçen olay; Rıfat Amca artık tabiri caizse unu eleyip eleğini asmış kendi halinde yaşayan bir vatandaşımızdır. Amcamızın telefonuna bir arama gelir, Telefonun karşısındaki kişi polis olduğunu ve maaş hesabının terör örgütüne üye olan kişiler tarafından ele geçirildiğini , hesabındaki parayı tarafımızca verilecek hesaba yatırmasını böylece parasının güvende olacağı bilgisi veriler. Rıfat Bey olayı hiç araştırmadan korkuya kapıldı. Hesabından bulunan 20.000 TL çektirilerek kendini Polis olarak tanıtan kişilerin hesabına parayı gönderir. Parayı yatırıp Bankadan ayrıldıktan sonra Telefon açan şahıslar kendisini aramasını söylerler. Rıfat Amca parayı yatırır ve teyit için arar , Telefonu açarlar ve sistemde sorun var para hesabımıza geçmedi şeklinde sözlerle bir süre Rıfat Amcayı oyalarlar ve bu sırada Bankadan parayı çekerler ve sırra kadem basarlar. Rıfat Amca kısa bir süre sonra bit yeniği var der lakin artık çok geç kalmıştır ve dolandırılmıştır. Rıfat Amcanın başından geçen olayda olduğu gibi binlerce vatandaşımız telefonla aranarak sirküle şekilde Hakim, Savcı, Polis vs. olduğunu beyan eden kişiler tarafından dolandırılmaktadır. Şu bilinmelidir ki ; Adı geçen mesleklerde olan insanlarla zaten acil para transferi gibi durum olması durumunda Adli yazışma ile o işlemi yaptırır telefon kesinlikle hiçbir zaman resmiyet yerine geçmez. İkinci hikayemiz Fırıncı Ahmet Ustanın başından geçen olay ; Fırıncı Ahmet Bey 40'lı yaşların sonuna gelmiş 3 çocuk babası kendi halinde bir vatandaşımızdır. Ahmet Bey çocuğunu evlendirecektir ve banka hesabında para biriktirmektedir. Ahmet Bey normalde kazandığı paraları fırın ile işyerine en yakın olan ATM ye yatırmaktadır. Gel zaman git zaman parasını yatırmıştır fakat birgün ATM cihazına kopyalama makinesi takılmış ve kartı kopyalanmıştır. Oğlunun düğünü için biriktirdiği para dolandırıcılar tarafından çekilmiştir. Banka zararının sadece bir kısmını karşılamış ve Ahmet Bey Mağdur olmuştur. Bu hikayeden çıkarılacak ders para yatırmak ya da çekmek için kullanılan ATM'lerin şubenin bulunduğu yer ATM'si olması son derece önemli olduğudur. Şubenin bulunduğu yerdeki ATM'ler 24 saat kapalı sistem kameralar ile izlendiğinden daha güvenliklidir. Mağdur olunma şansı daha azdır. Üçüncü hikayemizde Cerrhapaşa Tıp Fakültesinde Annesini ziyarete giden Aysun Hanımın başından geçenler; Aysun Hanımın yeni bir cep telefonuna ihtiyacı vardır ve kısıtlı bir bütçesi vardır. Hastane önünde seyyar tezgahta telefon satılmaktadır ve satılan telefonlar normal 2. El fiyatına göre çok daha ucuzdur. Aysun hanım bir tane telefon beğenir ve telefonun da ucuza alacak olmasından bahisle telefonun seyyar satıcıdan satın alır. Aradan 2 ay geçer ve telefonu kapanır. Ve bir süre sonra Polisler telefonu takip ederek Aysun hanıma ulaşırlar. Aysun hanımın aldığı telefon 3 ay önce silahlı bir gasp olayında çalınan telefondur ve Aysun Hanım hem telefonundan olur hem de Savcılığa ifade vermek zorunda kalır. Buradan çıkarılacak ders eğer bir telefon illaki 2. el alınacaksa güvenilir bir mağazadan alınması bu tür olaylarla karşılaşılmasını engelleyebilir. Ceza Hukuku ile ilgilenenler az çok bilirler , bazen Cinayet Davalarında telefonlar en önemli delillerdir. Bu olayda Aysun hanım ucuza telefon alacağım diye hem dolandırıldı hem de mahkemelik olmuş oldu.
Dördüncü Hikayemizin kahramanı ise sıkı bir Rottweiler hastası olan Mustafa'nın başından geçen bir olay; Mustafa 2014 Temmuzunda internette dolaşırken bir ilan görür ilan da Rottweiler yavru köpeğinin fiyatı 800 TL dir, etrafından aldığı duyumlarda o cins bir köpeğin daha pahalı olduğu ve böyle bir alışveriş sonuncunda hayalini kurmuş olduğu köpeğe hemen kavuşacağı hissine kapılır ve satıcı ile internet üzerinden iletişime geçer ve köpeği satın almak için satıcının bildirmiş olduğu hesaba 800 TL gönderir. Köpek kargoyla gelir ve gelen köpek bir sokak köpeğidir , Mustafa Bey dolandırıldığını anlar daha da satıcıya ulaşamaz. Buradan çıkarılacak dersler vardır. Bir Kişinin Rottweiler cinsi köpek almak isteği varsa öncelikle Petshop gezilebilir ya da eğer illa ki istek internetten alınma yönünde ise ortak bir yer belirlenip teslim alınmak yoluyla satış sonlandırılabilir, böylece insanlar mağdur olmamış olurlar.
Beşinci hikayemiz ise haberi olmadan icraya verilen Meryem Ablamız, Meryem hanım'ın adresine icra dairesinden bir ödeme emri gelir ve ödeme emrinde 700 TL borcu olduğu 7 gün içinde ödemez ise paranın icra yolu ile tahsil edileceği yazmaktadır. Meryem Ablamızın yaşı 60' lar da okuma yazması ise daha ilk okul başlangıç seviyesindedir. Gelen yazıyı toruna Ali'ye okutur lakin benim böyle bir borcum yok diyerek gelen yazıyı önemsemez. Aradan 2 ay geçer ve eve İcra Dairesinden İcra Memuru haciz için gelir ; Ödeme Emrinde yazılı olan 700 TL'lik borç avukatlık masrafları ve icra masrafları ile birlikte artık 1500 lira olmuştur ve borç Meryem Ablamıza ait olmamasına rağmen artık icranın durdurulmasının tek yolu aslında olmayan borcun ödenmesi gerekmektedir. Öykümüzde Mağdur olan Meryem Ablamızın icradan tek kurtulmasının yolu borcu ödeyip Menfii Tespit davası açmasıdır. Ama olay buralar gelmeden önce Ödeme Emri eline ulaştığı zaman eğer itiraz etse idi borç engellenmiş olacaktı dava açmak zorunda kalan taraf GSM Operatörü olacaktı böylece Mahkemede imza incelemesi ile hattın dolandırıcılık amaçlı açıldığı belli olacaktı. Aslında 2 sene önce Kimliğini kaybeden Meryem Ablamız adli makamlara başvuruda bulunsa bu dolandırıcılığın da yapılması engellenecekti.
Altıncı Hikayemizde Ev Hanımı Meryem Hanımın başından geçen olay; Meryem hanım kendi halinde iyilik yapmayı kendine düstur edinen fakirin yardımına her zaman koşan bir ablamızdır. Günün birinde kapının zili çalar. Ve kapıda kendince masum görünümlü kendince şirin gözükmeye çalışan ve elinde malum ünlü şahısında reklamını yapmış olduğu nanomatik çamaşır topu olduğu ; Topların bulunduğu kutuların elinde 5 tane olduğunu bu 5 kutudun 3 ünün içinde sadece nanomatik çamaşır topu olduğu söyler. Meryem hanım şüphelenir'' alacak olsam mağazasan alırım, size nasıl güvenebilirim, daha önce hiç böyle birşey almadım işe yarıyor mu ? '' şeklinde sorular sorar fakat karşısında dolandırıcılığı bir iş olarak gören Satıcımız ben bu işi hayır için yaptığını çocuklara burs topladığını Yıkama topunu deneme amaçlı dağıttıklarını , değerinin çok pahalı olduğunu, pişman olmayacağını söyler. Satıcı sadece güven verme odaklı beyanatlarda bulunmakta'' Karşımda Hakim, Savcı ve Poliste olabilirdi ben bu işi yardım için yapıyorum eğer kutudan saat ya da telefon çıkarsa 50 TL çocuklar için vermeniz gerekecek yoksa aylığımdan kesecekler '' diyerek duygu sömürme mekanizmasını kullanarak 1 tane kutuyu seçtirir. Ve kutudan saat çıkar. Böylece Yıkama Topu ve Satıcının deyimiyle piyasa değeri 70 TL(?) olan saati 50 TL öğrencilere yardım bahanesi ile satmıştır. Satılan çamaşır topu ile saatin değeri Ayrıca saatin üzerinde - TL yi geçmemektedir. Saate yapışık etiket olduğunu saati beğenmediği takdirde yarın saat 14:00 de tanıtım olacağı orada etiketle birlikte gidince saatle , ütü ya da başka elektronik ürünler ile değiştirebileceğini söylemiştir. Satıcı parayı aldıktan sonra oradan uzaklaşmıştır. Halbuki bütün kutularda saat vardır ve tanıtım toplantısı felan da yoktur. Daha önce yıkama topu hakkında kulaktan dolma bilgilere sahip olan Aysun hanım satıcı gittikten sonra internetten yıkama topunu araştırdığında dolandırıldığını anlamıştır. Güven vermek sureti ile bu tür dolandırıcılık ne ilktir ne de son, Kapıya gelip deneme ürünü ücretsiz vereceğini beyan eden de tutun da değerinden çok daha ucuza bir ürün satacağını söyleyenlerden şüphe duyulması fayda sağlayacaktır.


Son hikayemiz İnternetten telefon alan Ziya Amcamız ; Ziya Amca İnternette dolaşırken Normalde 2000 TL olan Telefonun 200 lira olduğunu gördü ve hemen almak istedi. Ziya Bey internetten telefonu almak için kredi kartı bilgilerini sisteme girdi ve telefonu sipariş etti. Telefonu geldi İmitasyon tarzı olan telefonu aldı ve kısa zamanda telefon bozuldu asıl sıkıntı bilgilerini sisteme girdikten sonra başladı. Ürünü satın aldığı site güvenlikli site değildi ve kredi kartı bilgileri pekte iyi niyetli olmayan 3.kişilerin eline geçti ve nihayetinde Ziya Beyin birçok internet sitesinden farklı adresler verilerek birçok harcama yapıldı ve Ziya Bey'in 200 Liralık alışverişi ona 5000 liraya mal oldu. Ziya Bey eğer alışverişi internet üzerinden sanal kart oluşturarak yapsa idi başına böyle işler gelmeyecekti. Eğer ki 3D Güvenlikli alışveriş yapılması yönünde bankaya talimat verse idi yine olaydan etkilenmeyecekti. Ayrıca Kredi kartının limitini düşürse idi daha az mağdur olurdu.


Sonuç olarak gerçekten çok da farklı olmayan hikayelerde görüldüğü gibi , Dolandırıcılık suçunu meslek edinen kişiler var. Tüketici toplumu olarak yaptığımız alışverişler de bilinçli tüketici olunması her zaman fayda sağlayacaktır. İnternet üzerinden alışveriş yapılacaksa öncelikle sanal kart oluşturulması eğer sanal kart oluşturulmamış ise en azından 3D güvenlikli siteden alışveriş yapılması fayda sağlayacaktır. Bankaya para yatırılması veya Bankadan para çekilecek olması durumunda Banka Şubesinin olduğu yer ATM'sinden para çekilmesi tedbir açısından faydalı olacaktır. İcra ile ilgili dolandırıcılık olaylarına gelecek olursak eğer bir borç ile ilgili olarak muhatap iseniz borçlu değilseniz derhal itiraz etmeniz eğer borç sizin ise anlaşma yoluna gitmenizdir. Evin kapısına kadar gelen güven vermek yoluyla dolandırıcılıklar çok çeşitli olup tanımadığınız kişilere kapının açılmaması bir çözüm olabilir. Ayrıca günümüzde en çok yaşanan telefon dolandırıcılıklarında yapılması gereken hemen polise başvurmak ve olayı anlatmak yapılacak en akıllıca iştir. Eğer başınıza şüphelendiğiniz bir durum gelirse ve dolandırıldığınızı düşünüyorsanız zaman kaybetmeden polise başvuruda bulunmanız yararınıza olacaktır. Dolandırıcılığın olmadı bir dünya dileğiyle....

 
Diğer Yazılar
Yazarlar