Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
AYIPLI MALI İADE EDEREK YENİSİNİ VEYA BEDELİNİ İSTEMEK TÜKETİCİNİN HAKKIDIR
11.11.2017
Fevziye Karaer


21.yüzyılın gelişen tek- nolojisi ve bununla birlikte artan, boyut değiştiren ve gittikçe kar- maşıklaşan “alış-veriş” ilişkileri beraberinde değişik ve karmaşık hukuki problemlerin ortaya çık- masına neden olmaktadır. Sistem hukuku gelişen toplumsal iliş- kilere karşı kendini yavaşta olsa geliştirmekte ve dev sermaye şir- ketlerine karşı bireylere bazı hak- lar tanımak zorunda kalmaktadır. Bu haklar tabi ki serbest piyasa ekonomisi ve sermaye sisteminin devamı için tanınması mecburi bazı haklar da olsa; kullanılmakta daha cesur davranılarak ve halka anlatılarak yaygınlaştırılmalı ve geliştirilmelidir. Tüketici hakları halkın hak arama mücadelesinin

bir parçası olmalıdır.
Bu amaçla ve dev şirketlere karşı yavaşta olsa gelişen bireyin eko- nomik hakları çerçevesinde ele alınabilecek tüketici haklarının önemi gün geçtikçe daha da faz- la ortaya çıkmaktadır. “Tüketici” olarak koşullandırılan, konum- landırılan ve tanımlanan bireyin, tüketirken almış olduğu mal ve hizmetlerle ilgili ortaya çıkabile- cek şikâyetlerini hakka dönüş- türebilmek için “tüketici hakları” gerekli görülmüştür.
Tüketici haklarını kullanırken ortaya çıkabilecek problemler ne- deni ile genel bir değerlendirme yapmak üzere bu makale kaleme alınmaya çalışılmıştır.
Tüketici hukuku kapsamında da iyi niyet eski Medeni Kanu- nun lafzı ile “hüsnüniyet” esastır. (M.K.m.2) Tüketici iyiniyetli ol- malı ve bu iyi niyetin yanında bu haklılığını ispatlayacak vasıtalara sahip olmalı ve usulüne uygun hareket etmelidir. Yani bazı yasal usullere uymak gerekmektedir. Tüketici hukuku da belirli bir hu- kuki seremoninin parçasıdır.

Tüketici satın aldığı malın ayıplı çıkması durumunda neler yapmalıdır?

Örneğin, alınan mal bir oto- mobildir ve otomobilin kapısı farklı renkte, tavanı farklı ton- dadır ya da motordan veya baş- ka bir yerlerden bir takım sesler gelmekte, ya da başka problemler vardır.
Yeni bir mal alındığında alınan mal öncelikle ayıp bulunup bu- lunmadığı konusunda dikkatlice kontrol edilmesi gerekmektedir. Bu kontrol esnasında gerekti- ğinde bir uzmanın yardımı alın- ması gerekir. Yapılan kontrol neticesinde açıkça görülebilen veya anlaşılabilen problem veya problemler satıcıya derhal bildi- rilmelidir.
Bu bildirimin satın alınma tarihinden itibaren en geç 30 gün içerisinde yapılması gerekmektedir. Buna “ayıp ihba- rı” diyoruz. Ayıp ihbarının noter aracılığı ile veya iadeli taahhütlü mektupla yapılması şekil zorun- luluğu bulunmasa da ispat açı- sından gereklidir. Peki, süresin- de başvurulmazsa ne olur? Yani açıkça anlaşılabilen bir ayıplı mal alındığında 31.gün ayıp ihbarı ya- pılsa ne olur? Bu bildirim 30 gün içerisinde yapılmadığı taktirde Tüketicinin Korunması Hakkın- da Kanun “ayıplı malın” ayıbı ile beraber kabul edildiği sonucunu çıkarmaktadır. Yani sessiz kalmak ayıbı kabul etmek anlamına gel- mektedir. (Sükut ikrardan gelir!) İşte usulüne uygun davranılması gereken noktalardan birisi budur. Açıkça anlaşılabilen ayıplarda bu süreye uyulmadığı taktirde tüke- ticiler belki de bütün bir ömür ça- lışarak edindiği konut, araba, v.s gibi mallarını ayıplı yani defolu olarak kullanmak veya hiç kulla- namamak durumunda kalabil- mektedirler.
Haklı olmak gerektiği kadar bu haklılığı gerekli bazı sürelerde ve usullerde ileri sürülmesi gerek- mektedir.

Ayıplı Malda tercih hakkı tüketicinindir:

Öncelikli şu hususu belirtmeli- yim ki; birçok firmanın kullanma kılavuzunda yazdığı gibi ayıplı malın tamir için 2 defa servise girmesi, tamiri mümkün olmaz- sa malın değiştirilmesi gibi bir seçenek tüketicinin tek ve önce- likli seçeneği değildir? Kullanım kılavuzlarında yer alan bu ibare doğru fakat eksiktir. Daha doğru- su ayıplı malın ücretsiz onarılma- sı tamiri, ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya satışın ipta- li ile satıcıya ödenen satış bedeli- nin iadesini isteme seçenekleri firmalara değil tüketiciye tanın-

mış seçeneklerdir. Tercih hakkı tüketiciye tanınmıştır.
Tüketici malın ayıpsız yenisi ile değiştirme hakkını, ayıplı malı iade ile parasının iade hakkını veya yine isterse tamir hakla- rından birisini seçmek ve kul- lanmakta serbesttir.(4077 sayılı TKHK m.4)

Öncelikli seçenekler ayıplı ma- lın alınması ve yerine hiçbir üc- ret almadan ayıpsız aynı maldan verilmesi veya ayıplı malın alı- narak satış bedelinin aynen iade edilmesidir. Ayıplı mal ilk talep- te ayıpsız yenisi ile değiştiril- mek mecburiyetindedir. (Bakı- nız yan tarafta verilen Yargıtay 13.Hukuk Dairesi’nin 2006/1452 E. 2006/5312 K. Sayılı kararı) Bu kural açısından ayıplı malın 1 lira değerinin olması ile yüz bin lira değerinde olması arasında hiç- bir fark yoktur. Malın boyutları- nın küçük veya büyük olmasının arasında da hiçbir fark yoktur. Şu firma ile bu firma arasında da bir fark yoktur. Tüketiciler, bazı fir- maların “bizim böyle bir uygula- mamız yok, verin servise gönde- relim veya bırakın tamir edelim, parçasını değiştirelim, fabrikaya geri gönderip, tamir ettirelim, boyattıralım v.s” cevaplarına al- dırmamalıdır. Firmalara göre ka- nunlar farklı değildir. Bilinmelidir ki tercih hakkı tüketicinindir. Bu nedenle tüketiciler haklarını kul- lanmakta ısrarcı olmalıdır.

Kural ayıplı malın yenisi ile de- ğiştirilmesi veya ayıplı malın iade alınarak satış bedelinin iade edilmesidir. (4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hak- kında Kanun madde 4) Bu işlem için ayıplı malın ikiden fazla tamire girmesi ve saire ye ge- rek yoktur. Hatta tüketici malı tamire verdiği takdirde malın yenisi ile değiştirme hakkını zora sokmuş olmaktadır. Bu durumda tüketicinin tamir hak- kını kullandığı kabul edilmekte ve tamir hakkını kullandığında ise malın yenisi ile değiştirilme- si veya bedel iadesi için bir dizi prosedürün gerçekleşmesi gerek- mektedir. (24.04.2011 tarihinden önce alınmış mal veya araçlar için aynı arızanın 1 yıl içerisinde ikiden fazla veya farklı arızaların dörtten fazla gerçekleşmesi veya 30 iş günü (araçlar dışında 20 iş günü) olan azami tamir süresinin aşılması gibi.)

24.04.2011 tarihinden sonra alınmış mal veya araçlarda ma- lın tamirine başlanması duru- munda değişim veya bedel ia- desi hakkının tekrar gündeme gelebilmesi için ise Tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, garanti süresi içinde kalmak kay- dıyla, bir yıl içerisinde en az dört defa veya imalatçı-üretici ve/ veya ithalatçı tarafından belirle- nen garanti süresi içerisinde altı defa arızalanmasının yanı sıra, bu arızaların maldan yararlanama- mayı sürekli kılması gerekmek- tedir. (Değişik bent: 24/04/2011 - 27914 S. R.G. Yön./8. md.) (İş Günü: Ulusal, resmî ve dini bay- ram günleri ile yılbaşı, 1 Mayıs ve pazar günleri dışındaki çalışma günlerini, ifade eder.)

Bu nedenle tüketici sa- tın aldığı ürünü, malı, hizmeti her ne ise derhal kontrol edip var ise ayıplarını tespit etme- li/ettirmeli, teslim tutanağına ayıpları şerh düşmeli veya daha sonra gördüğü ayıplar için va- kit geçirmeksizin derhal satıcı- ya, imalatçı veya ithalatçıya fax, e-mail, iadeli taahhütlü mektup veya noter kanalı ile ihbar etme-

lidir.

Ayıbı ispat amacıyla tes- pit için birçok yol vardır. (Satın alınan alın malın servislerinde aracın başında durarak sadece sorunun ne olduğunun tespiti ve bunun yazılı olarak alınması, Ha- kem heyetlerine müracaat, mah-

kemeden delil tespiti v.s gibi) Tüketici bu ihbarda aynı zaman- da tercihini de belirtmelidir. Satı- cı talebi kabul etmediği taktirde, malın değerine göre Tüketici İl ve İlçe Hakem Heyetlerine başvu- rulması durumunda maldaki ayıp mutlaka tespit edilecektir.

Akabinde ise, satın alı- nan malın ayıplı, arızalı, kusurlu, imalat hatalı v.s olması ve/ya bu durumun sonradan ortaya çık- ması halinde (gizli ayıp) direkt olarakTüketici mahkemelerinde malın değişimi veya bedel ia- desi davası açılması da ihtarınetkisini doğurmaktadır.

Ayrıca tüketici mahkemesi tarafından yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin de ayıplı mal satandan tahsil edilmesine karar verilecektir. 

 
Diğer Yazılar
Yazarlar