Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
SAHTE FATURA KULLANIMI VE DÜZENLENMESİ İLE İLGİLİ İSPAT YÜKÜMÜ
26.1.2018
Fevziye Karaer


II- SAHTE FATURA NEDİR?:

213 sayılı VUK md. 359/b hükmü- ne göre, sahte belge şudur: hakiki bir işlem veya durum olmadığı halde adeta varmış gibi düzenle- nen belgeler olarak tanımlanabi- lir.

Bir başka açıdan sahte fatura or- tada vergiyi doğuracak gerçek bir işlemin “hiç olmaması” halinde sahte faturadan söz edilebilir.

213 sayılı VUK hükümlerine göre yayımlanan genel tebliğler ge- reğince ticari işlemlerde bedeli 8.000,00 TL’yi geçen ticari alış verişlerin banka sistemi üzerin- den geçirilmesi zorunludur. Ay- rıca, yine 213 sayılı VUK’a paralel yayımlanan genel tebliğler ge- reğince ticari işlemlerde bedeli 5.000,00 TL’yi aşan mal ve/veya hizmet alım satımlarının Ba Bs Formları yardımıyla her ay dü- zenli satıcı ve alıcı cephesinde elektronik ortamda Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilmesi zorun- ludur. Bu uygulamalar nede- niyle bir ölçüde sahte belge alımı veya kullanımı veya düzenlen- mesi önlenmeye çalışılmaktadır.

Uygulamada vergi inceleme elemanları bir mükellefin sahte fatura düzenlediği konusunda düzenlemiş olduğu teknik rapor uyarınca (VTR) o mükellefin ver- gi kaydını VUK md. 160 hükümle- rine göre resen silmekte ve ayrıca bu mükelleften mal alan bütün alıcıların alışlarını reddetmekte- dir.

Ayrıca, sahte ve muhteviyatı iti- bariyle yanıltıcı belge kullanan- lar veya düzenleyenler açısından düzenlenen vergi tekniği raporla- rına göre mükellefler KOD 4 veya 5 diye adlandırılan özel esaslarla ilgili listeye alınarak sınıflandı- rılabilmektedir. Bu listelere giriş ve çıkışlarla ilgili mağdur olan mükelleflerin ayrıca idari yargıda dava açma hakları mevcuttur.

III- İÇERİĞİ İTİBARİYLE YANILTICI FATURA NEDİR?:

213 sayılı VUK’nun 359/a mad- desinde bulunan tanıma göre; hakiki bir işlem veya duruma da- yanmakla beraber bu işlem veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekil- de yansıtan fatura veya belgeye “muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge” denilebilir.

84 Seri Nolu KDV Genel Tebliği- nin ilgili bölümünde sahte fatura veya muhteviyatı itibariyle yanıl- tıcı fatura konularında aşağıdaki şekilde tanımlamalara yer veril- miştir.

- Mal veya hizmetin miktar veya değerini gerçeğinde az veya çok gösteren,
- Alıcı veya satıcısı, tarihi, seri nu- marası tahrif edilmiş,

- Mal tesliminin veya hizmet ifa- sının gerçek olduğu ancak belge düzenleme yetkisi bulunmayan- lar tarafından düzenlenen veya adına belge düzenlenmesi ge- reken kişi yerine başkası adına düzenlenmiş belgeler (bu belge kullanıcı açısından muhteviya- tı itibariyle yanıltıcı, düzenleyen açısından sahte belge olarak ka- bul edilecektir) muhteviyatı itiba- riyle yanıltıcı belgelerdir.”

SMİY fatura konusunda verilebi- lecek bir örneğe göre; (B) firması, (A) inşaat firmasına 50 ton inşaat malzemesi satmış ancak faturayı 100 ton olarak düzenlemiştir.

Yapılan incelemede bu husus tes- pit edilirse inşaat malzemesini satan (B) firması hakkında MİY fa- tura düzenleme, faturayı alan (A) firması hakkında ise MİY fatura kullanma yönünden işlem yapı- lacaktır.

Sonuç olarak, uygulamada vergi

müfettişleri sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanımı veya düzenlenmesi gibi hallerde 213 sayılı VUK’nun 359. maddesi hükmüne göre 3 kat vergi ziyaı cezası keserek mükellefi uzlaş- madan mahrum bırakıp, olayı asliye ceza mahkemesine sevk etmektedirler.

Vergi incelemesi sırasında vergi inceleme sonuçlarının rapora yansıtılmasında sahte fatura kul- lanımı suçu bakımından “kasıt unsurunun” var olup olmadığı müfettişin kanaatine bırakılmak- tadır. İncelemeyi yapan müfet- tiş ise, olayda 213 sayılı VUK 306 Seri Nolu Genel Tebliğin dikkate alarak yanıltıcı faturaya tekabül eden ödemelerin banka siste- minden geçirilip geçirilmediğine bakmaktadır. Diğer taraftan, ya- nıltıcı faturayı kullanan mükel- lefin mal alışları ve giderlerine oranlama yaparak yanıltıcı fatu- ranın alışlara isabet eden nispe- tini bulmaktadır. Örneğin, somut olayda mükellefin mal, hizmet alımları ve giderleri toplamının 100.000,00 TL olduğunu var- sayalım. Bu örnekte kullanılan sahte faturanın ise 9.000,00 TL olduğu kabul edilirse, 9.000,00 TL /100.000,00 TL = 0,09 TL oranı bulunur. Bu oran %10’un altında olduğu için olayda 306 Seri Nolu Genel Tebliğ gereğince 1 kat VZC kesilebilir. Ancak, somut olayda mükellefin iddia edilen 9.000,00 TL’lik yanıltıcı faturayı satıcı fir- maya banka çeki ile ödediği ya da banka havalesi veya EFT yoluyla ödediğini ispat ederse bu mü- kellefe ceza kesilemez. Ancak, uygulamada vergi müfettişleri bu gibi olaylarda 1 kat VZC ke- silmesini önerip, KDV yönünden de ayrıca tarhiyat istemektedirler. Bazı vergi müfettişleri kurumlar vergisi ve geçici vergi yönünden tarhiyat önermemektedir. Vergi yargısına giden mükellefler ise, mahkemede durumu kanıtlama- ları halinde cezadan kurtulma olanakları bulunabilir.

Özetlemek gerekirse, Vergi ida- resi, aşağıda belirtilen zincirleme tarhiyat yöntemi ve benzeri uy- gulamalarla VUK’un 359. mad- desini hukuki dayanak edinerek vergi ziyaı cezalı tarhiyat yap- maktadır.

Söz konusu tarhiyatların mesnedi olan vergi inceleme raporlarının bazılarında, SMİY fatura kullanma suçu bakımından kasıt unsuru- nun var olmadığı, doğrudan ve lafzen ifade edilebildiği gibi; mal veya hizmet alışverişinin gerçe- ği yansıttığı, bu alışverişe ilişkin ödemelerin belirtilen meblağlar- da ve özellikle banka kanalından yapıldığı vb. tespitlerle dolaylı olarak da kabul edilebilmektedir

Bir başka deyişle, idareyi, mü- kellef hakkında vergi ziyaı ceza- sı kesme işlemine götüren olay, SMİY fatura kullanma suçuysa; kastın varlığı, idarenin üzerine düşen ispat külfeti yerine getiri- lerek somut bir biçimde ortaya konmalı ve 3 kat vergi ziyaı cezası kesilmelidir.

Başlangıçta VUK’un 3 kat vergi zi- yaı cezası kesilmesini gerektiren 344/2 ve dolayısıyla 359. madde- sinden yola çıkılmasına karşın, kastın bulunmadığı hatta mal veya hizmet alışverişinin gerçeği yansıttığı idare tarafından dahi kabul edildiği diğer durumda ise sonuçta VUK’un 344/1. madde- sine göre 1 kat vergi ziyaı cezası kesilerek bir bakıma “ara çözüm” getirilmesi hukuka ve kanuna ay- kırıdır.

SMİY olduğu iddia edilen fatu- ra vergi doğuran olay bakımın- dan miktar ve mahiyet itibariyle gerçeği yansıtıyorsa, vergi kaybı (ziyaı) da söz konusu olamayaca- ğından, vergi ziyaı cezası hiç ke- silmemelidir. Aksi bir uygulama, hem vergi hem de ceza hukuku bakımından “Kanunilik İlkesi”ne aykırılık oluşturacaktır. 

 
Diğer Yazılar
Yazarlar