Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
MÜCADELEDE ‘SANAT AÇILIMI’
5.6.2017
Narin Demirci


‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından
biri kopmuştur’ diyor
büyük önder Atatürk. Resimleriyle, müzikleriyle, halk oyunlarıyla.. Şiiriyle ve şairiyle.. Bütünüyle yaşamak lazım sanatı.. Her şeyiyle.

Şiirle ilgilenen birisi olarak bu sözün ne kadar doğru bir söz olduğunu biliyordum ama ‘Az bile’ söylendiğini bilmiyordum ne yazık ki. Sanat bir milletin hayat damarlarından birisiymiş elbet. Ama o damar sıradan bir damar değilmiş. Can damarıymış. Bunu fark ettim. Nasıl ki can damarı kesildiğinde yaşam ölümle yer değiştiriyorsa; sanat bittiğinde de hayat, yer altındaki kirli dünya ile, kirli hayat ile yer değiştiriyormuş. Gördüm.. Gözlerimle gördüm. Yaşadım.. Havasını içime çekerek yaşadım. Nasıl mı?

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi İnayet Topçuoğlu Hastanesi’ne ait Oya Bahadır Yüksel Psikiyatri Kliniği’ni ziyaret ettik. Burada madde bağımlısı olan insanların tedavileri yapılıyor ve rehabilite ediliyorlar.
Oluşum Gazetesi olarak madde belasına karşı biz
de mücadele başlattık. Bu ortak noktamız ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serdar Tolay beyin nazik daveti üzerine Oluşum Gazetesi İmtiyaz Sahibi Meral Ay ile hem gazete ekibi hem de GRT TV ekibi olarak kliniği gezdik. Serdar Tolay çok güzel bir ev sahipliği yaparak merkezin tek tek bütün oda ve birimlerini gezdirdi bize. Ve tek tek her yeri dolaştık hep birlikte. Bir yandan Serdar beyin verdiği bilgileri dinledik can kulağıyla. Bir yandan da gezdik. Gezdikçe dinledik, dinledikçe şaşırdık...

Bir psikiyatri kliniğini değil de adeta bir sanat merkezini geziyor gibiydik. Attığımız

her adımda birbirinden güzel resimler, takı tasarımları, ahşap boyamaları dikkat çekiyordu. Ve özellikle Gaziantep için büyük

önem arz eden mozaik
sanatı göze çarpıyordu. Yürüdüğüm her adımda sanat kokusu çektim içime buram buram. Ve bu eserler Pablo Picasso’ya, Leonardo Da Vinci’ye, Van Gogh’a ait değildi belki ama geleceğin Pablo Picasso’larının, Leonardo Da Vinci’lerinin, Van Gogh’larının eseriydi bana göre. Çünkü olmamaları için hiçbir engel olmadığını fark ettim. Uyuşturucu gibi büyük bir bela ile mücadele eden büyük yürekler, sanat için mücadele verdiğinde bence bu saydığım isimleri bile geride bırakabilir. Hiç şüphem yok. Tedavi gören hastalardan birinin yaptığı resmin köşesine yazdığı

gibi. ‘Asla Vazgeçme.’ Yeter ki vazgeçmesinler.

Orada sanatın insanı nasıl hayata dönderdiğini, nasıl hayata bağladığını gördüm kendi gözlerimle. Büyük
şair Ahmet Selçuk İlkan’ın ‘Elimde olsa her insana en az iki şiir ezberletirdim. Çünkü hangi dalı olursa olsun sanatla ilgilenen hiçbir insan kötülüklerle meşgul olmaz. Aklına kötülük gelmez’ sözü geldi o an aklıma. O yüzden usta şairin dediği gibi her insanı sanata yönlendirmek ve bunu bizim insanımız için, memleketimiz için, bayrağımız, vatanımız ve geleceğimiz için yapmamız gerekmiş. Çalışmalarını büyük bir aşkla gerçekleştiren ve bir çok projeyi hayata geçirecek olan Serdar Tolay başta olmak üzere emeği geçen her bir insana teşekkür ederim. Gaziantep’te yapılan bu sanat açılımının bütün Türkiye’ye de yayılmasını temenni ederim. Haydi! Gaziantep’ten Türkiye’ye ‘Mücadele Açılımı’ yapalım. Maddeye değil sanata bağımlı bireyler yetiştirelim. 

 
Yazarlar