Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
FETÖ TEKKEYİ HİÇ SEVMEDİ Kİ
24.7.2017
Narin Demirci


Bundan 6-7 yıl kadar önceydi. İskoçya’dan Kahramanmaraş’a gelmişti henüz 23 yaşında İslam ile şereflenmiş bir genç. Yanında da İskoçyalı bir profesör vardı. 23 yaşındaki genç

ile röportaj yapacaktım. O esnada profesörün gözü duvardaki “Mevlana’nın
7 Öğüdü” tablosuna ilişti. ‘Mevlana’ dedi. ‘Seviyor musunuz?’ diye sorunca ben, şöyle anlattı Mevlana sevgisini: “Mevlana’yı merak etmiştim. Türkiye’den özel olarak Mesnevi getirttim. Okudukça hoşuma gitti. Bizim kültürümüzde eve ayakkabılarla girilir. Ama ben Mevlana’ya benzemek için evime ayakkabıyla girme yasağı getirdim.

Tıpkı Mevlana’nın tekkesi gibi oldu evim’ demişti. O kadar hayranlıkla dinledik ki, tabloyu kendisine hediye etmiştik.

Aradan onca yıl geçmesine rağmen hâlâ ilk günkü tazeliğini koruyor bu
anı zihnimde. Tekke kültürü bir gayrimüslimi böyle etkilemişken bizim içimizdeki bazı kişiler

bu kültürü reddetmeye, unutturmaya çalışıyor.
Tekke hakkında en ufak
fikri olmayanlar, tekke konusunda ahkam kesiyor ve 15 Temmuz üzerinden İslam karşıtı propaganda yapıyor. Bu işgüzarlar ‘Tekke ve zaviyeler kapatılsın’ diyerek ve bunu sık sık dillendirerek ülkede dini yapıları yok etmeye çalışıyor. Ancak mesele şu ki FETÖ hiçbir zaman tekke ve zaviyelerde iş yapmadı. Uhreviyatı yüksek yerlerle işi olmadı. Bulundukları yerleri de tekkeye döndermedi. Aksine tekke ve tarikat kültürüne karşı çıkan ve öğrenci evi

ya da yurt gibi meskenlerini

ticarethane olarak kullanan bir yapıydı FETÖ. Tekke kültürüyle uzaktan yakından alakası olmayan, İslam ile bağdaşmayan bu hain yapı yüzünden tekkelerin cephe alınması içler acısı.

Biz FETÖ’yü emsal gösterip tekke kültürünü inkar edersek, nereye koyacağız Tebrizli Şems’in hem
müridi hem de mürşidi
olan Mevlana’yı? Nereye koyacağız Taptuk Emre’nin dergahına kırk yıl odun taşıyan ve odunun eğrisini dahi o dergaha layık görmeyen Yunus Emre’yi? Necip Fazıl’ı yetiştiren Arvasi’yi, Hacı Bektaşi Veli’yi.. Ve dahi nicelerini nereye koyacağız?

Tekke kültürüyle en ufak benzerliği olmayan hain bir yapı yüzünden yazık değil mi İslam’a yapılan darbe? FETÖ yüzünden ‘Tekke ve zaviyeler kaldırılsın’ çığırtkanlığını yapanlar! Söyler misiniz gayrimüslimlerin kabul ettiği, sınırları aşıp uluslararası gönüllere yer edinen Mevlana Celalaeddin Rumi’yi, Koca Yunus’u, Hacı Bektaşi

Veli’yi ve dahi nicelerini ne yapacağız? Bu evliyaların tekke kültüründen geldiğini mi inkar edeceğiz? İslam’a hizmet ettiklerini mi?

Yoksa onları da mı hain ilan edeceğiz? Tekkeler tehlikeli olsaydı Yunus sevgisi nakış gibi işler miydi yüreklere? Biz Yunus sevgisi, Mevlana sabrı ile hemhal olmaya çalışan bir milletiz. Tekke de bizimdir zaviye de. Mevlana da bizimdir Yunus da. Girmek isteyen ‘Ne olursa olsun gelsin’ ve girsin gönül tekkemize. Ama biz artık İslam’a örtülü ya da açıkça dil uzatanlara tahammül edemiyoruz. Bilmem anlatabiliyor muyum? 

 
Yazarlar