Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
ŞOVMENLİK DEĞİL BAŞKANLIK YAPAN ADAM
9.8.2017
Narin Demirci


Yıl 2012 idi. Yaptığım bir röportajı bekletip ertesi
gün tekrar aramıştım
aynı kişiyi. “Röportajı yayınlamak istiyorum ama bazı ifadelerinizin size
zarar vermesini istemem.
O yüzden tekrar düşünün” demiştim Denizlili Ozan Nihat’a. O da bana, “Ozanlar gerçekleri söyler kızım. Korkmaz. Söylediğinin de arkasında durur. Hatta o yazdıklarına bunları da ekle” diyerek epeyce yazı daha ilave ettirmişti. Tabii röportajı da istediği son şekliyle yayınlamıştık.

Bir ‘Hayat dersi’ hocası gibiydi Ozan Nihat benim için. Ozanlığın tamamı olmaz bilirim ama önemli bir parçasıdır şairlik de. Ben de Şiirin Başkentlisi ve hayatını şiire vermiş birisi olarak “Şairler yalan söylemez” cümlesiyle başlamak istiyorum bu yazıma.

Evet. Şairlik hayatımı verdiğim şey. Ama hayatımı verdiğim bir şey daha var. Gazetecilik. Mesleğim olduğu için söylemiyorum ama dünyanın en zor mesleklerinden biri. Çünkü insan konuşturmaya dayalı bir meslek. Ve dünyanın en zor işi konuşmak istemeyen insanları konuşturmaya çalışmak. Hele ki konuşturmak istediğiniz kişi bir yerel yönetici ise işiniz daha da zor. Ulusal medya gibi ülkenin her köşesinden haber akmaz çünkü yerel medyanın haber havuzuna. O nedenle yerel medya için daha çok önem arz eder yerel yönetimler. Dolayısıyla yöneticiler.

Peki yerel yöneticiler konuşmadığında ne olur? Zaten bu kadar zor olan meslek ne hale gelir? Söyleyeyim. ‘Sevgi’ haline gelir.

Çok zordur aslında onu konuşturmak. Gaziantep’in en güzel projelerinde imzası vardır ama adeta eliyle kapatır Rıdvan Fadıloğlu imzasını. Zeugma Mozaik Müzesi’nde engelli kardeşlerimizin yaptığı mozaik sanatlarının açılışında ne zorluk çekmiştik ağzından iki kelime alabilmek için.

Bir yandan AB Bakan Yardımcısı Ali Şahin
diğer taraftan gazeteciler uğraşmıştı Fadıloğlu’nu konuşturmak için. Ali Şahin’in, “Başkanım! Bu işte emeğiniz çok büyük. İki kelam edin” dediğini hatırlıyorum. Fadıloğlu’nun gerçekten iki kelam

ettiğini de tabi ki. O da Şahin’i kıramadığı içindi. Üçüncü kelam çıkmadı ağzından. Buna benzer
bir çok örnek sayabilirim. Fakat bu köşe yetmez ki
o zaman. Gazetenin her köşesini almam lazım bütün anekdotları paylaşmam için.

10 ay olmuş ben Gaziantep’e geleli. Ve 13 yıl olmuş bu mesleğe adım atalı. O kadar

fazla şehirde o kadar fazla belediye başkanı ile çalıştık ki. Ancak Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu’nu gördükçe vardığım sonuç
şu: “Biz bundan önce belediye başkanları ile değil şovmenlerle çalışmışız.” Çünkü vatandaşa hediye verirken fotoğrafını çekemeyen foto muhabirine, “Asıl pozu kaçırdınız” diyen kişiler tanıdık. İster istemez başkanlar arasında kıyas yapıyor insan.

Tabii zaman zaman Rıdvan Fadıloğlu’na gazeteci refleksiyle içten içe kızdığımı da inkar edemem. Fakat

bir insanın sevilmesine neden olan davranışa kızılır mıydı? Elbette kızılmazdı. O yüzden kızmıyorum artık. Çünkü böyle olmasaydı sevemeyecektik belki de onu.

Fadıloğlu’nu çocukluğundan bu yana tanıyan bir
isimden “Hayatta en
büyük zevklerinden biri

bilgi almak. Bilgi hastası resmen. Bilmediği bir konu olduğunda kim olursa olsun sabırla dinler” cümlelerini işitmiştim. 10 aydır da ilçe meclislerini takip eden bir medya mensubu olarak bu gözlemleri gözlerim kapalı onaylayabilirim. Bütün meclislere başkanlık eder

ve kendisiyle ne kadar zıt düşüncede olursa olsun muhaliflerini bile sabırla dinler. Notlarını alır ve cevabını verir. Her şeye verecek bir cevabı vardır. Çünkü bilir. Dinlemesini
de bilir konuşmasını da.
İyi bir yönetici her şeyi bilmek zorunda değil elbette. İşi bilenleri ilgili yerlere yerleştirmek iyi bir yöneticiliktir. Ancak bir de yönetici o işlerle ilgili bilgi sahibiyse? O zaman harika bir tablo çıkıyor insanın karşısına. ‘İşi ehline veriniz’ hadisi şerifi geliyor insanın aklına ve bu tabloyu görünce ‘İş ehlinde’ diyesi geliyor insanın. İçin rahat ediyor.

Gaziantepliler! Gözünüz kulağınız açık olsun. Özellikle Şehitkamil ilçesindeki harika projelerin kahramanıdır
o. Siz bunun çok azını duyuyorsunuz belki ama büyük oranda gösterilmeyen gerçekler var. Benden söylemesi.

“Başağın içi doldukça başı eğilir. İçi boş başakların başı diktir” derdi büyüklerimiz. Ne kadar daha bu kentte kalırım? Bir Rıdvan Fadıloğlu daha tanır mıyım bu mesleği yaptığım süre zarfında bilemiyorum ama Gaziantep’in çok şanslı olduğunu biliyorum. O yüzden başı dik değil başı eğik başaklarına sahip çık Gaziantep! Çünkü o başaklar sana bir gelecek verecek.

Unutma!
Şairler yalan söylemez Gaziantep! 

 
Yazarlar