Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
HERKES GİBİ OLANA ŞİİR YAZILIR MI?
5.10.2017
Narin Demirci


 

İki şair bir kıza şiir yazmak için iddiaya girerler. Ancak kızla karşılaştıklarında hasta oldukları için kız şairlerin elini sıkmaz. Bu duruma şairlerden biri alınır ve diğer şair dostuna:
-"O kıza şiir yazılmaz" der.
-"Neden?" diye sorar diğer şair. 
-"Elini sıkmadı senin" diye cevap verir alıngan şair. Bunun üzerine:
-"Korktu herkes gibi" der hasta şair. 
-"Herkes gibi olana şiir yazılır mı?" diye sorar bu kez alıngan olan. 
"Yazılır mı? Yazılmaz mı?" diye aralarındaki tartışmalı diyalog sürerken; hasta şair, alıngan şaire der ki:
-"Biz bir kıza şiir yazmayacağız ki. Kız bizim bahanemiz. Aşk bahanesidir şiirin."
Yukarıdaki diyalog şiire hayatını adamış iki veremli genç şair Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu'nun hayat hikâyesini anlatan Kelebeğin Rüyası filmine ait. Şiir için aileye, sağlığa, yaşama, ölüme kısacası her şeye meydan okuyan iki cengaver şair dostun şiir mücadelesinin şiirlerle anlatıldığı film.
-"Oğlum azmin değil bir hevesin peşine düşer ve her şey biter" diyen babanın şiire 'Heves' gözüyle bakan bozkır bakışına karşı şiir çayırlarını yeşertmeye çalışan bir şiir bahçıvanı Muzaffer Tayyip Uslu. Ve bir güzele güzelliğini aynalardan evvel hatırlatmak isteyen bir şair. 
"Diyecekler ki arkamdan
O yalnız şiir yazardı 
Yazık diyecek hatıra defterimi okuyan
Ne talihsiz adammış 
İmanı gevremiş parasızlıktan" diyebilen cesur bir yoksul aynı zamanda.
Aşkı şiirlerine bahane ettikleri gibi acıları, yoksullukları da şiirlerine bahane eden bir şair. Ve kendisini bir tek anlayan,
"Balıklar için deniz lazım 
Sevişmek için işsiz olmak
Ve geceleri yatakta
Duymamak için tabanlarının sızısını
Zengin olmak lazım 
Halbuki ıslık çalmak için 
Birşey lazım değil" diyen, şair dostu Rüştü Onur'dan başkası değil. 
Verem hastalığını görmezden gelen; "Hastayız biz" diyen sevdiğine "Aşığız biz" diyebilecek kadar gözüpek Rüştü Onur da. İmtihanları aynı idi Muzaffer Tayyip ile. Birisi babasıyla imtihan edilirken diğeri annesiyle imtihan ediliyordu. Ve adeta imtihan kağıdına yazar gibi dökülür mısralar Rüştü Onur'dan:
"Kimden sual ettiysem halimi güldüler 
Anam bile şiir yazdığım için bakmadı yüzüme 
Yalnız bir öğle üstü sofrada
'Ölüm mukaddermiş' dedi
Halbuki yaşamak alnımın yazısı."
Hastalıklarına rağmen bir an olsun şiir mücadelesinden vazgeçmeyen Rüştü Onur, şiir şövalyesi arkadaşı Muzaffer Tayyip'e:
"Acıyı çağırma 
Bizde ondan çok var
Sen şiirine bak
Bizden başka bir şey olmayacağı belli" der.
Hayatını verdiğin şey hayatın oluyormuş sonunda. Onların da hayatı 'Şiir' oldu. İki şair dostun iddiaya girdikleri şiir mevzusunda hangisi haklı bilemem ama hayatın her anını şiirleştiren; acıları, aşkları, yoksullukları mısralarla, dizelerle yoğurup öğünlerine katık yapan bu şairler zaten herkese ve her şeye şiir yazıyor demektir. 
Ey şair dostlar!
"Herkes gibi olana şiir yazılır mı?" diye soruyorsunuz ya; şayet yazan, herkese herkes gibi bakmıyorsa neden yazılmasın? Geçtim aşkı, sevdayı tıpkı sizler gibi bir hastalığa, bir yoksulluğa bile şiir yazılır bakmasını bilince. Cefaları sefaya dönüştürüp, acıyı da şiire dönüştürünce yazılıyor işte. Herkese herkes gibi bakmayan bir şair gözü ve herkesi herkes gibi sevmeyen bir şair yüreği istiyorum Rabbimden sizler gibi. Mekanınız cennet olsun.
(Muzaffer Tayyip Uslu ve Rüştü Onur gibi iki güzel şairi anlatan bu harika film için ve şiire bu kadar kıymet verdiği için şiir yürekli insan Yılmaz Erdoğan'a sonsuz teşekkür ediyor, şiir gibi bir hayatı olmasını temenni ediyorum.)

 

 
Yazarlar