Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
EN ZAYIF YANIMIZA DEVRİLEBİLİRİZ
9.3.2019
Burcu Tanış


Bazı kimseler ben hep aynıyım der. Söz ağızdan bir kere çıkar diye de ekler. Aynı olmayı, her zaman aynı şekilde düşünmeyi bir hüner olarak görür. Aynı kal- mayı, düşüncelerini değiştirme- meyi övünülecek bir özellik ola- rak kabul eder. Bu kimselere göre insan değişmemelidir. Neyse o olmalı, bulunduğu çizgiden bir milim bile sapmamalıdır.

Fikir değiştirmekten, farklı şe- kilde düşünmekten kaçınır. Dü- şüncesini, görüşünü değiştirir- se dürüstlükten uzaklaşacağını varsayar. Sözünün eri olmak, sö- zünde durmak, mertlik... Düşün- cesine sıkı sıkıya tutunup kal- mayı bu kavramlarla eş anlamlı kabul eder. Fikrini değiştirirse sözünde durmayan, mert olma- yan bir insan olarak algılanaca- ğından endişe eder.

Oysa esnek olmak ne sözün- de durmamakla ilintilidir ne de mert olmamakla. Esnek olmak sürekli olarak değişen yaşama ayak uydurabilmektir. Farklıla- şan koşullara uyum sağlayabil- mektir.

Söylediklerimizi tüm ömrümüz boyunca geçerli olacakmış gibi değil, gerekli gördüğümüz her an değişebilecekmiş gibi söyle- meliyiz. Kuşkusuz değiştirmek zorunda değiliz. Bu tümüyle bize, bizim vereceğimiz karara bağlı. Ama istersek, karar verir- sek değiştirebiliriz. Ancak bu şekilde esnek bir insan olabiliriz. Çevremizdeki kimselerle kıvrak bir şekilde iletişim kurabilme- miz ancak bu sayede mümkün olabilir.

“Görebildiğim kadarıyla insanlar şu sıralar böyle konuşulmasın- dan pek hoşlanmıyor” şeklinde düşünmek, her zaman için, “in- sanlar böyle konuşulmasından hoşlanmaz” diye düşünmekten daha iyi. Çünkü ikincisinde kes- tirip atma var. İkinci cümlede

hoşlanmaz deyip bitiriyoruz. Bir esneklik yok. Bu aktır, ya da ka- radır! Nokta. Daha ötesi yok. Bu konuda düşünülebilecek şeyler bununla sınırlı...

Oysa ilk cümlede bir esneklik, bir rahatlık var. Bir kere görebildi- ğim kadarıyla sözcükleri önemli ve geniş bir açı sağlıyor: Konu- nun göremediğim kısımları da bulunabilir. Eğer o kısımları gö- rebilirsem o zaman başka şekil- de düşünebilirim. Ayrıca benim göremediğim yönlerini başkaları görebilir. Başkaları farklı yönle- rini gördüğü için farklı düşüne- bilir... Anlaşıldığı gibi bu açının kapsama alanı oldukça geniş.

Bu açı çok değerli. Çünkü insan olarak ne kadar becerili, ne kadar yetkin, ne kadar duyarlı olursak olalım düşüncelerimizde yüz- de yüz kesinlik sağlayamayız. Duyularımız, sezgilerimiz, de- ğerlendirmelerimiz sınırlı. Algı yeteneğimiz çok gelişmiş olabi- lir. Çok insan tanıyor olabiliriz. Farklı tiplerde çok fazla kişiyle iletişim kurmuşluğumuz bu- lunabilir. Ama bunların hiç biri düşüncelerimize yüzde yüz ke- sinlik sağlayamaz. Bizim söyle- diklerimizin doğa yasaları kadar doğru, fizik yasaları kadar tar- tışılmaz olduğunu gösteremez. İnsan olarak sınırları olan canlı- larız. Beş duyumuzun da, beyni- mizin de sınırları var.

İlk seçenekteki ikinci önemli nokta zaman belirtme. Şu sıralar hoşlanmıyorlar diyoruz. Sonsu- za kadar değil, şu sıralar, şu anda, şimdi, bu günlerde, bu yıllarda, vb. İnsanların zaman içinde gö- rüşleri değişebilir, hoşlanmaya başlayabilirler. Fakat şu sıralar hoşlanmıyorlar...

Esnek olmak günümüz dün- yasında bir zorunluluk. Aksi takdirde en ince noktamızdan kırılabilir, en zayıf yanımıza dev- rilebiliriz.

 

 
Diğer Yazılar
Yazarlar