Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
İNSANLARA İYİLİKLE BAKMAK
20.7.2019
Burcu Besle


Sadakat ne bir duygu. ne

bir ayrıcalık. ne mecburiyet ne de uyulması gereken bir kuraldır. Sadece kişinin aldığı bir kararsa geçerlidir.

 

Ne ahlak denilen zımbırtı ne de örf/adet denen dayatılmış kurallar ile zorlayarak bir beklenti içerisinde kimseye dayatılmamalıdır.

 

Acıkmak, susamak, nefes almak gibidir sadakat.

 

Yetebiliyorsan, ruhsal ve bedensel olarak karşındaki insanın ihtiyaçlarını karşılayabiliyorsan zaten sadakat gibi bir beklentin olmaz ki.

 

Sadakat kendiliğinden ortaya çıkar.

 

Bir mecburiyet değildir. Ekmeğini suyunu sen mi veriyorsun? Ahlak denilen kavramların ne kadar saçma işler olduğu zaten bu kadar rahat eğilip, bükülmesi ile ortada.

Kimseyi sana sadakat göstermedi diye suçlamayamazsınız.

Önceden kuralları konulmuş, çizgileri çekilmiş ve isimlendirilmiş adına da ‘ahlaklı bir insanın uyması gereken kurallar’’ denilmiş bu deli saçması piramidin en tepesinde sanırım bu sadakat saçmalık var.

Bir köle efendi ilişkisi gibi.

Bir efendi bir köleden her zaman kendisine sonsuz sadakat bekler. Karşılığında daha az kırbaç belki bir köle için biraz ayrıcalık.

Eğer siz efendi değilseniz ve karşınızda ki de köleniz değilse sadakat gibi kavramları dayatamazsınız.

Aldatılmak acı.. Ama aldatan değil aldatılan sormalı bu soruyu kendine. Aldatan önce neleri eksikti.. Nerelerde yanlış yaptı? Ne hayalleri vardı da bu kadar canını yaktı?

Sadakat karşılıklı olmalı. birlikte olduğun insanın kokusu seni sarhoş ediyorsa, ayaklarını yerden kesiyorsa.. Bir damla göz yaşına yakacaksan dünyayı. Bir gülüşüne hazırsan her şeye.. Zaten ne kadar çiğ

bir yaratık olsan da sadakat olması gerektiği gibi kendi içinde yeşerir. Kalbin ne kadar çorak, ruhun ne kadar kuru, vicdanın ne kadar zayıf olursa olsun. O sadakat denilen son limana sığınırsın zaten.

Kimseyi suçlamayın sadakatsiz diye. Kimseden de bir beklentiniz olmasın.

Sadakat son bir limandır. Onlarca fırtına, bora dan sonra sığındığın. Artık kendin ile yüzleştiğin ve artık yorulduğun yolculukların son durağıdır.

 

Kendi seçimin, kendi kararındır sadakat. ruhen ve bedenen teslim olduğun.

 

Zordur sadakat çok zor..

Gitmek, terk etmek, öldürmek, dövmek, tehdit ile kimselere dayatılmayacak kadar ince bir tel.

Ne kaba kuvvet ne adına ahlak denen zımbırtı kurallar ne gözyaşları çıkaramaz o telin üzerine kimseyi.

 

Bir karardır sadece...

 

Sadakat denilen ince telin üzerine çıkmayı göze almak kolay bir karar değildir.

 

Sadakat beklemeyin kimselerden. Dayatmayın ve suçlamayın.

 

‘’Eğer güzel gözlerin olmasını istiyorsan ,

 

İnsanlara iyilikle bak !

 

Eğer güzel saçların olmasını istiyorsan ,

 

Bırak çocuklar ellerini geçirsin saçlarından !

 

İnce bir bedense istediğin , Ekmeğini açlarla bölüş !

 

 
Diğer Yazılar
Yazarlar