Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
DEĞİŞİMİ SORUN OLARAK GÖRMEMEK
5.5.2018
Burcu Besle


İletişim kuran herkes kendi gö- rüşlerinin benimsenmesini, ka- bul görmesini ister. Çevresinde- ki insanların onu onaylamasını arzu eder. Bu çok doğal, insanca. Öte yandan çoğu zaman müm- kün değil. Yaşantımızda ayrıntı sayısı sürekli olarak artıyor. Bu kadar çok ayrıntının olduğu yer- de görüşlerin çılgınca çeşitlen- mesi kaçınılmaz.

Benimsenmeyi, kabul görmeyi isteriz. Uzlaşma bu yüzden ge- rekli. Karşımızdakiyle aramızda mümkün olan en çok sayıda or- tak noktayı bulup gün yüzüne çıkarmalıyız. Her konuda, her ayrıntıda hemfikir olmak müm- kün olmayabilir. Ama sadece bir açıdan bile olsa hemfikir olmak uzlaşma için yeterli. Bu da ancak kendi düşüncemizi esnetip kar- şı tarafın görüşüne yaklaşmakla gerçekleşebilir. Yani mümkün olduğu ölçüde ödün verebilmek gerekiyor. Ödünsüz uzlaşmak zor.

Bazen fikir değiştirmek hiç mümkün görünmez. Böyle du- rumlarda aynı fikri korumak el- bette en doğal hakkımız. Değişi- me açık olacağız diye dakika başı görüş değiştirmemiz şart değil. Başkalarının düşüncelerini mut- laka benimsememiz gerekmiyor. Ancak düşüncemizi değiştirme olasılığı her zaman aklımızın bir köşesinde bulunmalı. Bu olasılı- ğa açık kapı bırakırsak insanlarla konuşurken rahat ederiz. Bizden yüz seksen derece farklı düşü- nen biriyle karşılaştığımızda ger- gef yayı gibi gerilmez, fırında kek benzeri kabarmayız. Farklı dü- şüncelere, bize çok uzak görüş- lere katlanmak daha kolay olur. Konu sadece katlanmayla da sı- nırlı değil. Fikrimizi değiştirme olasılığını aklımızın bir köşesin- de tutarsak bu durum dilimize yansır. Sözlerimizin sivri uçları gizli bir el tarafından köreltilir.

Kurduğumuz cümlelerin keskin kenarları kendiliğinden törpü- lenir. Konuşmalarımız karşı- mızdakine daha kabul edilebilir şekilde gider. Görüş yarışı değil görüş alışverişi yaparız. Doku- nunca zıplayan biri gibi görün- meyiz, anlayışlı ve kendine gü- venen bir insan silüeti çizeriz. Esnek olmanın, görüş değiş- tirmeye kapıları açık tutmanın bir yararı daha var: Yeni bilgiler edindiğimizde bunlara uyum sağlamamız kolay olur. Daha önce haberdar olmadığımız ve- rilere ulaştığımızda zorlanmayız. Esnek olmayı alışkanlık haline getirirsek yeni veriler ışığında görüşlerimizi kolaylıkla güncel- leriz. Bunun için değişime açık olmak, değişimi sorun olarak görmemek yeterli.

Değişime açık olmadığımız, ge- rekirse fikrimi değiştirebilirim diyemediğimiz takdirde yeni bir bilgi edindiğimiz zaman sıkıntı yaşama riski var. Konuyla ilgili görüşümüzü korumak isteyece- ğimizden kafamız karışabilir. Bir çıkmazın içine düşebiliriz: Bir yanda -çok sevdiğimiz- o sabit fikir, diğer yanda yeni bilginin zorlayıcı gerçekliği. Var olan iç çatışmalarımız alevlenebilir. Ya da yeni bir iç çatışma ile baş başa kalabiliriz.

Sözlerimizi iyi seçersek değişi- me açık olmamız kendiliğinden kolaylaşır. Şu an için, şimdilik, göründüğü haliyle, bu koşullar altında, anlayabildiğim kadarıy- la... Bu sözleri daha fazla kullan- maya bakmalıyız. Görüş, düşün- ce, fikir beyan ederken cümlenin uygun bir yerine bu ifadeleri de eklemeliyiz. Hem karşı taraf bizi daha kolay kabul eder hem de biz gereken durumda daha kolay uzlaşmacı oluruz. Ödün vermek her zaman yenilgi anlamına gel- mez. Uzlaşma için verilen ödün- ler aslında hayata karşı kazanıl- mış zaferlerdir.

 

 
Diğer Yazılar
Yazarlar