Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
SÜT TOZUNA TESLİM OLMUŞUZ
9.8.2018
Burcu Besle


Sene 1948...
İkinci dünya savaşı sona ermiş, ABD kesenin ağzını açmış, ekonomisi çöküntü- ye giren ülkeleri Sovyetler’e kaptırmamak için Marshall planını devreye sokmuştu. Türkiye dahil 16 Avrupa ül- kesine hibe şeklinde gönde- rilen yardımların en önemli kalemi süt tozu’ydu.
Sadece hibe etmiyorlar, il- kokul çocuklarına içirilme- sini şart koşuyorlardı. Tene- ke kutularda gönderilen süt tozu, öğretmenler odasın- daki gaz ocaklarında suyla karıştırılıyor, kaynatılıyor, çocukların evlerinden ge- tirdikleri bardaklarla servis ediliyordu. Tadı sütten bi- raz farklıydı, ağır bi kokusu vardı, 1960’lara kadar zorla içirildi.
Raf ömrü uzundu, o dö- nemlerde buzdolabı lan olmadığı için sayın ahalimiz tarafından pek takdir edildi. E madem bu kadar beğen- diler, hadi bakalım, sayın ahalimize süt tozu satılmaya başlandı. Amerikalılar bizi öz kardeşi gibi sevdiği için (!) kâr amacı gütmeden, se- vabına sattılar. Sütün litresi 100 kuruş, süt tozunun ki- losu 30 kuruştu, sayın aha- limiz üstüne atladı, adeta bağımlısı oldu.
Ucuz olmasına rağmen, Amerikan malı olduğu için “kaliteli” kabul ediliyordu. Süt tozu yerine süt kullan- mak, ilkel bi davranıştı!
Bu arada süt üreticisi öl-

müş, mandıralar i as etmiş, amaaan bana ne’ydi.
Yardımlar sadece süt to- zuyla sınırlı değildi. Para verildi, bisküvi verildi, mar- garin verildi, Amerikan bezi verildi, hurda savaş gemi- leri, dandik tanklar verildi. Bunların karşılığında İncir- lik gibi askeri üsler alındı, petrol arama faaliyetlerimiz durduruldu, emekleme aşa- masındaki uçak fabrikala- rımız kapatıldı, yerli demir- yolu hamlemiz takozlandı, tarım bağımsızlığımızda ilk gedik açıldı.

“Siz zahmet edip üret- meyin, yorulmayın, ben hepsini beleşe veririm” de- niyordu. Yardım ayağıyla, açları besliyor, tembelliğe alıştırıyor, yerli üretimi dur- duruyor, kendine bağımlı hale getiriyor, üstüne “sem- patik” görünüyordu. Allah ABD’ye zeval vermesin diye dua ediliyordu.

Böyle böyle, avantayı gö- rünce yelkenleri suya indi- ren bir toplum yaratıldı, milli çıkarların yerini “beleş” aldı. Sonuç olarak Abd “radyas- yonlu” olduğu için kendi halkına yedirmediği şeyleri halkımıza yedirdi.

Bu tarihlerden sonra ana- dolu tarihinde ilk kez çocuk felci vakaları görüldü ve de sonraları çocuk felci aşısı ‘rutin aşılar’ arasına sokuldu. Bu aşılarda bizlere büyük paralarla satıldı.

Koskoca memleket bi avuç süt tozuna gitti.

 

 
Diğer Yazılar
Yazarlar