Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
Hayata karşı kazanılmış zafer
15.12.2018
Burcu Besle


İletişim kuran herkes kendi görüşlerinin benimsenmesini, kabul görmesini ister. Çevresindeki insanların onu onaylama- sını arzu eder. Bu çok doğal, insanca. Öte yandan çoğu zaman mümkün değil. Yaşantımızda ayrıntı sayısı sürekli olarak artıyor. Bu kadar çok ayrıntının olduğu yerde görüşlerin çılgınca çeşit- lenmesi kaçınılmaz.

Benimsenmeyi, kabul görmeyi isteriz. Uzlaşma bu yüzden gerekli. Karşımız- dakiyle aramızda mümkün olan en çok sayıda ortak noktayı bulup gün yüzüne çıkarmalıyız. Her konuda, her ayrıntıda hemfikir olmak mümkün olmayabilir. Ama sadece bir açıdan bile olsa hem- fikir olmak uzlaşma için yeterli. Bu da ancak kendi düşüncemizi esnetip karşı tarafın görüşüne yaklaşmakla gerçek- leşebilir. Yani mümkün olduğu ölçüde ödün verebilmek gerekiyor. Ödünsüz uzlaşmak zor.

Bazen fikir değiştirmek hiç mümkün görünmez. Böyle durumlarda aynı fikri korumak elbette en doğal hakkımız. Değişime açık olacağız diye dakika başı görüş değiştirmemiz şart değil. Başka- larının düşüncelerini mutlaka benimse- memiz gerekmiyor. Ancak düşüncemizi değiştirme olasılığı her zaman aklımızın bir köşesinde bulunmalı. Bu olasılığa açık kapı bırakırsak insanlarla konuşur- ken rahat ederiz. Bizden yüz seksen derece farklı düşünen biriyle karşılaştığı- mızda gergef yayı gibi gerilmez, fırında kek benzeri kabarmayız. Farklı düşünce- lere, bize çok uzak görüşlere katlanmak daha kolay olur.

Konu sadece katlanmayla da sınırlı de- ğil. Fikrimizi değiştirme olasılığını aklı- mızın bir köşesinde tutarsak bu durum dilimize yansır. Sözlerimizin sivri uçları gizli bir el tarafından köreltilir. Kurduğu- muz cümlelerin keskin kenarları ken-

diliğinden törpülenir. Konuşmalarımız karşımızdakine daha kabul edilebilir şekilde gider. Görüş yarışı değil görüş alışverişi yaparız. Dokununca zıplayan biri gibi görünmeyiz, anlayışlı ve kendi- ne güvenen bir insan silüeti çizeriz. Esnek olmanın, görüş değiştirmeye kapıları açık tutmanın bir yararı daha var: Yeni bilgiler edindiğimizde bunla- ra uyum sağlamamız kolay olur. Daha önce haberdar olmadığımız verilere ulaştığımızda zorlanmayız. Esnek ol- mayı alışkanlık haline getirirsek yeni veriler ışığında görüşlerimizi kolaylıkla güncelleriz. Bunun için değişime açık olmak, değişimi sorun olarak görme- mek yeterli.

Değişime açık olmadığımız, gerekirse fikrimi değiştirebilirim diyemediğimiz takdirde yeni bir bilgi edindiğimiz za- man sıkıntı yaşama riski var. Konuyla ilgili görüşümüzü korumak isteyeceği- mizden kafamız karışabilir. Bir çıkmazın içine düşebiliriz: Bir yanda -çok sevdi- ğimiz- o sabit fikir, diğer yanda yeni bilginin zorlayıcı gerçekliği. Var olan iç çatışmalarımız alevlenebilir. Ya da yeni bir iç çatışma ile baş başa kalabiliriz. Sözlerimizi iyi seçersek değişime açık olmamız kendiliğinden kolaylaşır. Şu an için, şimdilik, göründüğü haliyle, bu koşullar altında, anlayabildiğim kadarıy- la... Bu sözleri daha fazla kullanmaya bakmalıyız. Görüş, düşünce, fikir beyan ederken cümlenin uygun bir yerine bu ifadeleri de eklemeliyiz. Hem karşı taraf bizi daha kolay kabul eder hem de biz gereken durumda daha kolay uzlaşmacı oluruz. Ödün vermek her zaman yenilgi anlamına gelmez. Uzlaşma için verilen ödünler aslında hayata karşı kazanılmış zaferlerdir.

 

 
Diğer Yazılar
Yazarlar