Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
HER ŞEY MENFAAT’A DÖNÜŞTÜ
8.6.2019
Burcu Besle


Bazen kalemimize yol verip, içi- mizden geçenlere söz hakkı ta- nımak gerek diye düşünüyorum –ki bizi insan yapan yegâne şey- lerden biri de bu olsa gerek.

Dem bu demdir, diyerek başlaya- lım söze...

İnsanın insanı ya tamamlaya- madığı, ya da tam anlayamadığı; herkesin her şeyi kolayca konuş- tuğu, arkasını döner dönmez unuttuğu, vefanın menfaate dö- nüştüğü bir zamandayız.

Günler, sürekli bir koşturmaca içinde geçerken sıklıkla unuttu- ğumuz bir şey var –ki arada bir de olsa hatırlamak, hatırlatmak gerek; hepimiz ölecek yaştayız!

Bence hiçbir şey göründüğü hat- ta yaşandığı gibi değil; her şey hatırlandığı gibidir.

Yaşadıklarımızı hafızamızda yer eden anılarla yâd ederiz.

Bazı olayları hayatımızı etkileyen kötü anılarla anarız, bazılarını da yüreğimizde bıraktığı tebessüm- le...

Dünyayı kötülüğe mahkûm et- meye, yaşanmaz bir yer kılma- ya çalışanlara rağmen biz iyiye, güzele yöneliriz. Bu yüzden bir yandan onlarla mücadele ede- riz bir yandan da kendimizdeki güzellikleri etrafımıza yaymaya çalışır ve iyilerle hemhal olmaya çalışırız.

Her ne kadar kötüler akılda ka- lıyor olsa da, büyüklerimiz bize iyilikten vazgeçmemenin bir er- dem olduğunu ve bu erdeme çok az kimsenin sahip olabileceğini öğrettiler.

Gidişler zamansızdır vesselam...

Evet, her gidiş zamansızdır. İnsa- noğlu bu anlamda hem doyum- suz hem de vefasızdır. Ne çocu- ğumuzu koklamaya doyarız, ne de sevdiklerimizi uğurlamayı isteriz.

Hayat bize defaatle sevdikleri- mizden ansızın ayrılmayı reva görür.

Zaman ne kadar geçerse geçsin; yüreğinizi yakan ayrılık acısı bel- ki ilk günkü kadar keskin değil- dir ama hala hep oradadır. Yerli yersiz, ben buradayım dercesine hatırlatır kendini...

İşte tam burada, içinizde bir sa- vaş yaşarsınız. Öldürmeyen bir savaştan bahsediyorum. Ruhu- nuzun bacaklarını kıran bir sa- vaş...

Ve zamanla hepimiz kendi iç sa- vaşlarımızın gazisi oluruz.

Öyle kolay değil yazmak ölüm hakkında. Hele hele damarından kan, ruhundan can çekildiyse.

Önce bir acı çöreklenir yüreğe, sonra anlamaya çalışır insan.

İnsanlar için kolaydır anlamak. Aldığımız her nefes yaşamaya direnmektir aslında ama her ne- feste azalır ömür.

Kimin ne kadar nefesi kaldığını ise ancak Yaradan bilir.

Göklerden bir nefes gelsin, bir rüzgâr essin, bir yağmur yağ- sın, bir ses bozsun şu sessizliği; içinde kabaran yangın sönsün istersin.

Yel esmez, yağmur yağmaz, gök ağlamaz ve yakar içinin bütün geçmişini yangın...

 

 
Diğer Yazılar
Yazarlar