Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
KİŞİ ÖNCE KENDİNİ EĞİTMELİ
5.10.2019
Burcu Besle


Felsefede Descartes, Malebranche, Eflatun, Plotinos, Sokrates, İbn Sina, Kindi vb. ilahiyatçı filozoflar olarak öğretilerini “kendini bilmek” kavramında anlamını bulan, içsel gelişim içerikli vermişlerdir. Örneğin, bunlardan Sokrates; “En büyük erdem tutkulardan kurtulmaktır.” demişti. Burada “tutkular” elbette ki ancak kendini tanıma cehti içinde kontrol altına alınacak beşeri zaaflarımızdır.

 

Başta ilahiyatçı filozoflar olmak üzere, birçok düşünür kendini bilmek kavramını irdelemeden geçmemiştir.

 

Özellikle İslam felsefesinde Kur’an bilgileriyle Aristo

ve Eflatun’un öğretileri mezcedilerek kendini tanımanın önemi konusunda daha sonraki zamanlara da ışık tutan saptamalarda bulunmuşlardır.

 

İslam felsefesinin önemli isimlerinden Farabi (ölümü 950), felsefe öğrenmeye başlamadan önce, felsefi düşünceye bir zemin oluşturması bakımından, elde edilmesi gerekli bazı ilke ve bilgilerin gereğine değinmiştir.

 

Önce felsefe tarihindeki ekollerin adlarını, Aristo’nun eserlerinde izlediği amacı, felsefeye hangi ilim ile başlamak gerektiğini, felsefeyi öğrenmekten maksadın ne olduğunu ve bu konuda izlenecek yolu bilmek gerekir. Öte yandan Farabi’ye göre, ilmin hepsi pratikten yani bilgiyi uygulamaktan ibarettir. Uygulaması yapılmayan bilgi sadece yük olarak taşınır. O bilgilerin bir kütüphanenin rafında bulunmasıyla kişinin zihninde bulunması açısından hiçbir fark yoktur. Uygulama olmadığı içinde burayı terk ettiğinde o kıymetli bilgiler beyin hücrelerinde kalacak, ruha mal edilmemiş olacaktır.

Bu konuda hedefe ulaşmak ise; kişinin önce kendisini eğitmeye başlaması, sonra yakınlarından başlayarak öteki insanlara da uygulamayla ilgili bu bilgiler konusunda örnek olmasıyla mümkündür. Kişinin, kendini ıslah etmeden yani eğitmeden, kendini tanıma yolunda biraz olsun yol almadan başkalarını ıslaha kalkması yarardan çok zarar getirebilmektedir. “Kişi, haz ve lezzetleri değil de, sadece hak ve hakikati isteyen ve iradesi sağlam bir kişi olmak için açgözlülükten kaynaklanan arzularını terbiye etmelidir.”- Farabi

(1). Temelinde açgözlülük

ve doymazlık bulunan arzuları en aza indirmek aynı zamanda beden olarak yaşamaktan kendini sadece bedenden ibaret saymaktan kurtulmanın gereğidir. Bu yapılmadan, yani “kendini bilmeksizin” sergilenen eylemlerden, insani değerler yönünde bir hayır gelmez. 

 

 
Diğer Yazılar
Yazarlar